Süper Kupa finalinin ilk yarısına baktığımızda sahada iki takım arasında oyun üstünlüğü açısından net bir fark oluşmadı. Ancak istek ve tempo bakımından Fenerbahçe’nin Galatasaray’a göre bir adım önde olduğunu söylemek mümkün. Bu isteğin karşılığı da yeni transfer Genduzi’nin attığı şık golle geldi ve Fenerbahçe ilk yarıyı önde tamamladı.
Galatasaray cephesine baktığımızda ise sahadaki oyuncu grubunda belirgin bir motivasyon eksikliği göze çarptı.
Özellikle ilk yarıda orta saha bağlantıları yeterince kurulamadı. Forvet hattı, olması gerektiği gibi topla buluşturulamadı. Bu durum, hücumda üretkenliği ciddi biçimde sınırladı.
İkinci yarıda skorun nasıl şekilleneceğini maç içinde kestirmek zordu ancak Galatasaray adına orta sahaya Sara ve İlkay gibi oyunu yönlendirecek isimlerin girmesi gerektiği çok netti.
Nitekim ikinci yarının ilk bölümünde Fenerbahçe yine oyunu kontrol eden taraftı ve ikinci gole kadar topa daha fazla sahip oldu. Sonrasında Galatasaray topa daha çok sahip görünse de bu üstünlük ne yazık ki pozisyon üretimine yansımadı.
İkinci yarıda dikkatimi çeken en önemli nokta, Galatasaraylı oyuncuların rakip kaleye neredeyse hiç şut girişiminde bulunmamasıydı. Pozisyon etkinliği yok denecek kadar azdı. Buna karşın Fenerbahçeli oyuncular, ilk düdükten son düdüğe kadar oyunun içinde kaldı, mücadeleyi hiç bırakmadı ve sonunda hak ederek kupaya uzandı.
Ancak futbol yalnızca skorla değerlendirilmemeli. Sahada her ne olursa olsun, centilmenlik çerçevesinde yalnızca futbol konuşulmalı. Kazananın da kaybedenin de saygıyı hak ettiği bir oyun izlemek herkesin ortak temennisi olmalı.
Burada özellikle medyaya da önemli bir parantez açmak gerekiyor.
Medya, Galatasaray düşmanlığı ya da Fenerbahçe sempatizanlığı; ya da bunun tam tersine savrulmamalı. Tamamen tarafsız ve objektif bir dil benimsenmeli. Aksi halde kaybeden yalnızca bir takım değil, Türk futbolunun tamamı olur.
Unutmamak gerekir ki Türkiye ligi yalnızca iki takımdan ibaret değil. Süper Lig 18 takımla oynanıyor ve adalet, eşitlik ve tarafsızlık herkes için geçerli olmalı. Medya da bu denklemin en önemli unsurlarından biridir.
Sonuçta sahada mücadele eden oyuncular kadar, oyuna bakan gözlerin de adil olması gerekir. Bu finalde Fenerbahçe kupayı kazandıysa, doğru oynadığı ve daha istekli olduğu için kazandı. En önemlisi de şudur: Sahada futbol kazandıysa, hepimiz kazanmış sayılırız.
Yorumlar
Kalan Karakter: