Futbol üzerine yıllardır düşünür, konuşur, tartışırız. Ancak benim için futbolu değerli kılan şey; skorlar, transferler ya da kupa sayıları değildir.
Futbol, hayatın karmaşası içinde ortak bir nefestir. Dünyanın neresine giderseniz gidin; dili, kültürü, inancı farklı milyonlarca insanın aynı topun peşinde aynı duyguda birleşebilmesinin başka bir izahı yoktur. Bu yüzden ben futbolun birleştirici gücünü her şeyin üzerinde tutarım.
Ne var ki, ülkemizde bu oyunun ruhu çoğu zaman başka tartışmaların gölgesinde kalıyor. Futbolu konuşmamız gerekirken hakemleri, VAR odasını, yönetmelikleri, cezaları konuşuyoruz. Oysa futbol dediğin şey; doksan dakika boyunca sahada bırakılan emek, mücadele ve karakterdir.
Hakemin düdüğü bir detayı belirleyebilir ama bir oyunun anlamını asla belirleyemez. Futbolu bu kadar kıymetli yapan şey; insanın çabasının doğrudan karşılık bulduğu nadir alanlardan biri olmasıdır.
Geçtiğimiz derbi bunun en çarpıcı örneklerinden biriydi. İki takım da sahaya kazanmak için çıktı, çabaladı, koştu, mücadele etti. Evet, hatalar vardı, eksikler vardı ama futbol adına bir şeyler ortaya koyma niyeti de vardı. Skorun birer puanla paylaşılması kimseyi tam anlamıyla mutlu etmedi belki; ancak ben buna üzülmedim. Çünkü bazen oyunun adaleti, puanın adaletinden daha önemlidir.
Ben hiçbir zaman ‘hangi takım şampiyon olur?’ diye düşünmedim. Benim için asıl soru hep şuydu:
Kim şampiyonluğu hak eder?
Hakkaniyetle kazanılmış her başarı değerlidir. Hangi takım olursa olsun, alın teriyle, mücadelesiyle, oyunun gereklerini yerine getirerek zirveye çıkıyorsa o kupanın ağırlığı vardır. Futbolun adaleti bazen gecikir ama asla kaybolmaz.
Bugün futbolun ihtiyacı olan şey daha fazla polemik değil; daha fazla oyun kültürüdür. Hakemleri konuşarak futbolun ruhunu kirletmek yerine sahada olup biteni anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü futbolun tadı, masa başında değil; topun ayaktan çıktığı, kalbin ritminin değiştiği, tribünlerin tek yürek olduğu yerde saklıdır.
Bazıları futbolu savaşın sahaya yansıması gibi görür. Ben öyle bakmıyorum.
Ben futbola bir ömür verilen emeğin, hayallerin ve insanın kendisiyle yarışmasının en estetik hali olarak bakıyorum. Bu yüzden futbolun önüne hakemleri koyan her tartışma bana göre oyunun ruhuna ihanettir.
Sezon sonunda kupayı kim kaldırır bilmiyorum. Bildiğim tek şey var: O kupa, gerçekten hak edenin ellerinde anlam kazanacaktır. Futbolu futbol yapan şey de budur zaten; sonuç değil, o sonuca giden yolun temizliğidir.
Benim temennim nettir: Türk futbolunda kazanan, sadece bir takım değil; oyunun kendisi olsun. Çünkü oyun kazanırsa, hepimiz kazanırız.
Ramazan Öztürk
Yorumlar
Kalan Karakter: