Futbolun güzelliği oyunun kendisindedir. Ne yazık ki son dönemde, Süper Lig’de bu güzelliğin üzeri kötü hakem performanslarıyla gölgeleniyor. Kocaelispor–Galatasaray maçının ardından da konuşulan yine futbol değil, hakemdi.
Maçın ilk dakikalarında Kocaeli daha tempolu, daha agresif bir oyun anlayışıyla sahadaydı. İlk yarı boyunca iki takım da pozisyon üretmekte zorlandı ama Kocaeli’nin ikili mücadelelerde bir adım önde olduğu hissediliyordu.
Galatasaray’ın pas trafiği üçüncü bölgeye taşınırken sürekli kesintiye uğradı. Forvet hattında Osimhen ve Icardi etkisiz kaldı. Saha içinde net bir konsantrasyon eksikliği hissediliyordu.
İlk yarının temposu düşüktü, ikinci yarı ise tansiyon hakem kararlarıyla yükseldi. Maçın kaderini belirleyen, futbolcular değil, düdüktü. Maçın sonucuna doğrudan etki eden kararlar verildi ve bu, oyunun dengesini tamamen bozdu. Ancak şunu açıkça söylemek isterim: bu maçın sonucunu yine de Galatasaray’a yazarım. Çünkü büyük takım, maçı hakeme bırakmaz.
Galatasaray, alışılmış üstün oyununu bu kez sahaya yansıtamadı. Ligde böyle aksaklıklar olur ama büyük takım refleksi de tam bu anlarda ortaya çıkar. Oysa bu gece Galatasaray, o refleksi göstermekte sınıfta kaldı.
Gecenin özetine baktığımızda bir cümleyle özetleyebilirim: hakem 3 puan aldı, futbol kaybetti.
Ben bu maçın sonucunu hakeme yazarım, çünkü sahadaki atmosfer futbolu değil, tartışmayı büyüttü.
Süper Lig’de sadece futbolun konuşulduğu, adaletin oyunun içinde kaldığı bir düzen istiyorum.
Ama maalesef, futbolumuz her geçen gün biraz daha eriyor.
Keşke bu satırları, sadece güzel paslardan, zekice gollerden, centilmence mücadeleden bahsederek yazabilseydim…
Ama ne yazık ki, yine sahada futbol değil, hakem konuşuldu.
Yorumlar
Kalan Karakter: