Türkiye Kupası yarı finalinde Galatasaray – Trabzonspor eşleşmesinin ilk yarısına baktığımızda, topa daha fazla sahip olan, oyunu özgüvenle ve organize biçimde oynayan taraf Galatasaray’dı. Trabzonspor ise Galatasaray’ı kendi yarı sahasında karşılayıp, kontra atakla sonuca gitmeyi hedefleyen bir oyun planı tercih etti.
Ancak plan başka, sahadaki gerçek başka…
Sane’nin driplingiyle başlayan atakta, Sallai’nin ortasında Barış’ın sert ve düzgün vuruşu Galatasaray’ı öne geçirdi. Ardından Eren Elmalı’nın hatayı iyi koklayıp Onana’yı avladığı pozisyon, Trabzonspor adına skor tabelasına bir umut yazdırdı. Ama Galatasaray, alışıldık kazanma refleksini ilk yarıda da bozmadı; oyunun kontrolünü elinden bırakmadı.
İkinci yarıda Trabzonspor önce skora, sonra oyuna tutunmaya çalıştı. Fakat Galatasaray, Trabzonspor’un pas bağlantılarını keserek rakibini merkezden oyundan düşürdü. Bordo-mavililerde Olayigbe hücumda etkili olmaya çabalasa da bu çaba bütüncül bir oyuna dönüşmedi.
Galatasaray cephesinde ise farklı bir tablo vardı. Sarı-kırmızılılar birçok net gol pozisyonunu cömertçe harcadı. Buna rağmen skoru belirleyen unsur, yine Galatasaray’ın yıldızları oldu. Sahaya yayılan tecrübe, oturmuş kadro yapısı ve doğru zamanda doğru hamleler, maçın kaderini erkenden çizdi.
Skor 4-1’e geldikten sonra Trabzonspor’un oyun disiplininden tamamen koptuğunu gördük. O andan itibaren mücadele, iki takım arasındaki kadro kalitesi ve oyun alışkanlığı farkını daha da görünür kıldı.
Günün özeti aslında çok net: Galatasaray’ın yıldızları ve yıllardır oturmuş oyun aklı, sonuca rahat gitmesini sağladı. Trabzonspor ise iyi niyetli bir planla sahaya çıksa da bu planı sahada sürdürecek bütünlüğü ve direnci gösteremedi. Kupada finale yürüyen taraf, sadece skoru değil, oyunun hikâyesini de kazandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: