“Muhterem Hocam M. Halistin KUKUL’a;
21. Asrın Türk edebiyatı ve şiirinin kaydını tutma kararlılığımızın nişânesi olarak beş yıldır aralıksız her cumartesi akşamı saat 22.00’de Youtube kanalımda “Zirve Şairlerimizden Şiirler” programı gerçekleştirmekteyim. Yayına katılan yüz elli beş şair ve yazarın portre, şiir ve sohbetleriyle yer aldıkları, birçok yönüyle edebiyatımızda ilk olma özelliğine hâiz bu eseri bilgi ve takdirlerinize hürmetlerimle arzediyorum.
Programa katılımınız ve kitapta yer alışınız hiç şüphesiz bu çalışmaya değer katmıştır. Kalbi şükranlarımı sunuyorum.
Ömrünüze ve eserlerinize bereket. Selâm ve muhabbetlerimle
Cafer UZUNKAYA
09 MART 2026
ÜSKÜDAR”
Bugüne kadar tanıtımını yaptığım, takdîm ve tenkid ettiğim hiçbir kitaba, bana yapılan ithâf ile başlamadım. Hattâ pek azını yayınladım.
“SÖZDE KALMASIN”daki bu ‘ithâf’ı yayınlamamın iki sebebi vardır:
Birincisi; eserin ilk yazısı olan ve Hayati Bayrak Bey tarafından kaleme alınan “YAYINCININ NOTU”nun ve eserin bütün yükünü çekerek hazırlayıcısı durumunda olan Cafer Uzunkaya’nın “TAKDİM”nin bir özeti oluşu; ikincisi ise, son zamanlarda unutulan ve çok önem verdiğim edebiyattaki ‘mektup’ tarzının –sanki- yeniden canlandığı intibaıdır.
Bu ithâf, bana, ‘edebiyatımızdaki sıkıntıları çözmeye azmettik’ düşüncesinin de bir şahlanışı gibi geldi.
Bilhassa, ilk cümledeki “21. Asrın Türk edebiyatı ve şiirinin kaydını tutma kararlılığımızın nişânesi...” ve ardından, “..birçok yönüyle edebiyatımızda bir ilk olma özelliğine hâiz olma..” iddiası, çok mühimdir.
Hayat Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Hayati Bayrak, “Yayıncının Notu’nda , mes’eleyi iki cümleyle hulâsa etmekte ve eserin önemine dikkat çekmektedir:
“Edebiyat dünyamızda yaşayan sesleri bir araya getiren, sözü kayda alan ve kalıcı hâle getiren çalışmalar her zaman özel bir yerde durur. Bu kitap, şiirin ve düşüncenin etrafında oluşan birikimi görünür kılmayı, tanıklığı belgeye dönüştürmeyi hedefleyen böyle bir buluşmanın ürünüdür.”
Cafer Uzunkaya da; beş yıl, her cumartesi ve her saat 22.00’de başlayan zahmetli çalışmanın neticesini , yine, “Takdim’inin ilk cümlesinde sunar ve şöyle der:
“Her çalışma, bir niyetin ürünüdür. Yola çıktığımızda üstlenmek istediğimiz görevle beş yılı bulan bir program sonunda ortaya çıkan ve programımıza katılan yüz elli beş portrelik birikim, niyetimizin özeti sayılabilir.”
Uzunkaya, buradan hareketle, “Şiir tarihimiz, kıymet biçilemez bir hazinedir” diyerek de, Türk şiirinin mâzîsinin önemine dikkat çeker.
Diyebilirim ki; uzun ve zahmetli bir çalışma sonucunda meydana gelen 574 sayfalık “SÖZDE KALMASIN”, yüz elli şâir, edib ve fikir adamımızın ortaya koydukları değişik idrâkler ve belli müşterek noktalarla, şiirimizde yeni hamleler yapabilmenin kapısını aralamış oluyor.
İtiraf edeyim ki, şiirle ilgili birçok makalemde de ifade ettiğim gibi, şu anda, Türkiye’de üzerinde en az -yazılan değil- en az düşünülen san’at dalı şiir’dir. Şiir kadar çok yazılan fakat şiir kadar üzerinde az düşünülen başka hiçbir san’at dalı yoktur!..
Bu bakımdan, “SÖZDE KALMASIN”, ‘şiir üzerinde düşünme’ yolunda da önemli bir adımın müjdecisi olarak karşımıza çıkıyor.
Şiir severler, hangi mesleğin mensubu olurlarsa olsunlar, bu ‘çeşni” zevkini tadabilmek için “SÖZDE KALMASIN” ile, muhatap olmalıdırlar.
Elbette ki, eserde adı geçen “yüz elli şâir”imizin isimlerini takdim etmem imkânsızdır.
Necip Fâzıl,-nezdimde, dünya şiirinin zirve ismi Yûnus Emre hakkında- 1983 yılında Türk Edebiyatı Dergisi’nde yayınlanan bir mülâkatında şöyle der: “ Şiirde varılmaz derece Yunusta’dır. Hiç kimse ölümü onun kadar duymamıştır..Ve ölümden sığınmanın cehdini onun kadar varılmaz bir derinlikte ölçememiştir.”
Muhakkaktır ki; her şâirimiz de, Yûnus Emre’nin, birer “dost bahçesi bülbülü”dür.
En azından, ben, mes’eleye, bu gözle bakıyorum!..
Bu vesileyle; aralarında, üniversiteden birçok değerli öğrencilerimin de bulunduğu, ilim adamı ve şâir dostumun yer aldığı bu güzide esere katkı veren herkesi ve onu, büyük emek vererek hazırlayan Cafer Uzunkaya kardeşimi tebrik ediyorum.
Allah, başarılarını dâim etsin!..

Yorumlar
Kalan Karakter: