Gayesi O’nun rızasını kazanmaksa insanın, gayrısı yalan inanın.
Yemek, içmek, uyumak, çalışmak,
Yaptığımız her işte O’nun rızasını kazanmak.
İnanın mutluluğumuzun, huzurumuzun tek çaresi bu.
Annem, babam, eşim, dostum, yakın-uzak akrabam,
Üstlerim, astlarım, düşmanlarım, dostlarım, ne der diye bakmayacaksın.
Nefes denen sermayenin her geçen gün azaldığını unutmayacaksın.
Belki bu dik duruşun başkalarına eğri gelecek.
Zaten eğrilerin doğru görmesi eşyanın tabiatına aykırı…
Eğriler…
Kendileri doğru olmadığı halde,
Güneşin göz kamaştırıcı ışığının altında kendini doğru gösteren eğriler.
Güneş eğri doğru demeden herkesin üstüne doğuyor.
Güneş ortadan çekilirken, yerini karanlığa terk etmeden,
İşte o zaman fark edilirler.
Ya doğrular…
Eğriler eğri gibi göstermenin çabası içindedirler.
Eğriler ormanında bunu başarırlarda.
Ormanın yangınında eğri ağaçları fark edemezsiniz.
Ama köklerine baltayı vurduğunuzda eğriler bir yanda doğrular bir yandadır.
İşte o zaman eğriler odunlukta odun olurlar.
Doğrular padişahın altında taht, alimin elinde kalem olurlar.
Birinin ömrü bir mevsimlik diğerinin ömrü ise bir asırlıktır.
Eğri kalplerin doğru kıbleye yönelmesi
Cehennemin yakıcı ateşinden kurtarmaya yetmeyecektir.
Kalpler eğri olduktan sonra yüzler aynı kıbleye dönse ne yazar.
Sevgiyle Kalın…