Açılım mı, yıkım mı? Özelleştirme mi, peşkeş mi?
Konu: Özelleştirme
Birinci Bakış Açısı
Tüpraşı sattılar,
Havaalanlarını, limanları, elektrik dağıtım şirketlerimizi sattılar,
Telekomu, barajları sattılar,
Oto yolları, orman arazilerini sattılar,
Bankaları sattılar, Tekeli sattılar
Petrol yasası ile yabancılara imtiyazlar verdiler,
Tabancılara topraklarımız satılıyor, Demir Çelik tesislerimizi sattılar,
Tersaneleri sattılar, şimdi de demiryollarını satacaklar.
Sayılmadık hiçbir şey kalmadı. Cumhuriyetin 90 yılda elde ettiği tüm kazanımlar satıldı, özelleştirildi, insanlar işsiz, aşsız kaldı.
Satmakla kalmadılar yandaşlara sattılar. Yabancılara sattılar. Stratejik kurumları da sattılar. Her ülkede bankalarda yabancıların payı % 10-15 olu bizde % 40 ulaştı. Sattılar da ne oldu. Telekomun yerine bir Telekom mu kurdular. Yeni Bir Keban, GAP’mı yaptılar. Tüpraş gibi devasa bir tesis mi kurdular. Özelleştirmeden gelen Bu kadar para nereye gitti.
Böyle diyenler, özelleştirmeyi eleştirenler haksız mı?
Serbest piyasa ekonomisi var.
Dünyada tüm ileri ve gelişmiş ülkeler ekonomiden elini çekiyor.
KİT’ler zarar ediyordu.
Bu kuruluşlar siyasilerin rant yeriydi,
Bir kişinin işini 5 kişi yapıyordu,
Zarar eden kuruluşları özelleştirdik. Şimdi kar elde ediyor vergi topluyoruz,
Biz özelleştirme gelirleriyle:
Ülkeyi baştan başa duble yollarla donattık
Hızlı trene geçtik
Bütçe açıklarına son verdik, enflasyonu tek haneye indirdik.
Yüzlerce Modern hastaneler yaptık,
Eğitime önem verdik, derslik sayılarını kat kat artırdık,
Her ile Üniversite kurduk
Sosyal devlet olduk. Fakir fukarayı düşündük. Kömür dağıttık, ders kitapları öğrencilerimizin önüne ücretiz geldi.
Engellilerimize maaş bağladık, durumu iyi olmayanlara deva olduk
Böyle diyenler haksız mı? Bunlara yanlış denilebilir mi?
Bir Konu İki Bakış Açısı
Konu: Açılım Süreci
Bir Bakış açısı
Önce Kürt açılımı dediler, Tepki gelince Demokrasi açılımı dediler, buda yemeyince Kardeşlik projesi dediler,
İmralı’yla yani Apo’yla görüşüyorlar dendi. Önce inkâr ettiler, sonra devlet görüşüyor dediler, en sonunda devlet hükümettir, hükümet devlettir dediler.
İş tamamen ortaya çıkınca İmralı’yla görüşmeler tekrar başlanacak denildi. Görüşmeye gidecekleri bizzat Adalet Bakanlığı belirledi.
En sonunda görüşmelerin tutanakları dahi yayınlandı.
Bölücü başı serbest kalacak, Özerk Kürdistan kurulacak, Büyükşehir yasası bunun için çıkartıldı. Türkiye bölünüyor, çözüm değil çözülme, açılım değil yıkım projesi. BOP adım adım uygulanıyor.
Önce K.Irak’ta şimdi K.Suriye’de peşine K.İran’da Özerk Kürt devletleri kurulacak. Türkiye’de kurulan Özerk Kürdistan’la birleşip Büyük Kürdistan kurulacak. Bu da Amerika ve İsrail’e hizmet edecek.
İlacı bize alıştıra alıştıra veriyorlar, önce tepkiler ölçülüyor, sonra bir bir adımlar atılıyor. Millet analar ağlamasın, daha şehit gelmesin sözleriyle ikna ediliyor, pekala o zaman niye Çanakkale’de 300.000 şehit verdik. Niye kurtuluş savaşını yaptık. Vatan için elbet de şehit verilecek, analar elbet de yas tutacak. Pekala Anaları ağlatan kim? Saldıran, serapları yakan, okul karakol basan kim? Bir devlet de iki millet oluşturuldu. Bunun sonu bölünme, taviz tavizi getirir. Ver ver istekleri bitmiyor, hangi pazarlıklar yapılıyor, açıklayın bilelim. PKK bir şey almadan niye silah bıraksın. BDP’nin dediği gibi önce Öcalan’a Özgürlük Kürtlere statü mü verilecek. Millet gına geldi. Dün çakıl taşı vermem diyen millet aman banane demeye zaten geldi. Bu gidişle En sonunda Kürdistan kurulacak.
Böyle bakanlar, bu bakış açısıyla düşünenler haksız mı?
İkinci Bakış Açısı
50.000 insanımız şehit oldu, hayatını kaybetti,
Binlerce gazimiz var,
Türkiye’nin 500 milyar doları teröre gitti,
Bu bela ilerlememize engel,
Onlarca kez K.Irak’a girdik, kandili bombaladık bu iş silahla bitmiyor,
Demokrasi içinde ve parlamento çatısında bu iş çözülmeli,
Nevruz kutlansa ne olacak, nevruz zaten ortak bayramımız,
Teröre harcanan parayla daha çok kalkınırız,
İnsanların ana dilini konuşma ve öğrenme hakları vardır,
Kürtçe ülkeyi bölmez,
Doğuyu yıllardır ihmal ettik,
Türkiye olarak bölgede hatalarımız oldu
Kürt vatandaşlarımız ayrılmak istemezler,
Artık analar ağlamasın, şehitler gelmesin,
Türkiye büyük devlet bölünmez,
Büyük devletler problemlerini çözerler,
Herkes bu işin sonu olmadığını anladı,
Yeter artık bu iş bitsin, kardeşlik gelsin.
Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasından bir zarar gelmez,
Abdullah Öcalan uçakta ne demişti? Ben Türkiye’ye hizmete hazırım? Devletin kan davası olmaz. Bu sorun çözülecekse Abdullah Öcalan’ın muhatap alınması normaldir.
Hassa bir süreçten geçiyoruz herkes sağduyulu olmalı,
Kimse barışı sabote etmesin, tarihi adımlar atılıyor.
Türkiye Osmanlı olacak, Türkiye bölünmeyecek daha da genişleyecek
Böyle bakanlar, bu bakış açısı ile düşünenler haksız mı?
Siz nasıl düşünüyorsunuz ben bunu bilmiyorum. Ama bu iki konuda da iki farklı bakış açısıyla da düşünenlerin var olduğunu biliyoruz. İki farklı bakışlarında gazetelerde yazarları, televizyonlarda konuşanları, kahvelerde sohbet edenleri var.
Tarih şunu söyler: Kazanırsan kahramansın. Kaybedersen hainsin. Çünkü tarih detaylara, mazeretlere, problemlere değil sonuçlara bakar. Kazanmak nedir? Kazanmak barıştır. Terörün tamamen bitmesidir. Ve bu barış üniter yapıyı, bayrağı, resmi dili korumakla gelirse tarihe kahraman olarak geçersiniz. Barışı yapamaz ya da bu barışı üniter yapıyı bozarak, toprakları küçülterek yapar veya yaptıklarınızla böyle bir sonuç ortaya çıkarsa şüphesiz hain olursunuz. Sonsuza kadar lanetlenirsiniz. İlahi adalet huzurunda da asla hesap veremezsiniz.
Ben Osmanlıdan bugüne kadar ülkeyi idare edenler arasında sarhoşu, delisi çıkmıştır da haini çıkmamıştır diyorum. Ama bununla birlikte görüşleri yanlış çıkan, öngörüleri tutmayan, hatalı yol, siyasi, ekonomik, savunma, tarım, eğitim, sağlık, enerji, ulaşım, kentleşme vb politikalar izleyenlerinde olduğunu biliyorum. Zaten böyle olmasaydı. Ne Osmanlı yıkılırdı nede Türkiye bugün bu halde olurdu. Ne 6 şiddetinde depremde can kaybımız olur, ne de çarpık kentleşmeyi yaşardık. Ne terör sorunu yaşar, nede 10 yılda bir ihtilallar görürdük. Bugün ise en az bir Japonya olurduk. Bugün konuştuklarımızın % 90’nı konuşmazdık.
Farklı bakış açılarına farklı konularda ir sonraki yazımda devam edeceğim.
Selam ve saygılarımla