Türkiye’miz tarihinde hiç yaşamadığı kadar ahlaki çöküntünün içerisinde. Dağılan aileler, suç makinesi haline getirilen çocuklar..
Geleceğimizi teslim edeceğimiz kalem tutması gereken eller, silah tutuyor.
Okul sıralarında oturması gereken çocuklar sanık sandalyesine oturtuluyor.
Fuhuş almış başını gidiyor…
Reşit olmayan kızlar birilerine pazarlanıyor…
Öz kızına/kız kardeşine taciz ve tecavüzde bulunacak kadar iğrençleşen babalar/ ağabeyler…
Uyuşturucu ilköğretim seviyesine kadar inmiş durumda…
İntiharlar birbirini izliyor…
Ödenmeyen çekler senetler…
Gelecek 10 yıllarını kredi ve kartlarıyla ipotek altına alan…
Bir ömür boyu bankalara borçlanan…
Ödeme zorluğu çekmeye başladığında neyi var neyi yok kaybeden…
En sonunda kendi canına kıyacak kadar canileşen biçare insanlar…
Üç kuruşluk dünya menfaati için okul önlerinde çocuklarımızı zehirleyenler, büyüyene kadar annesine babasına anacığım-babacığım deyip de, büyüdükten sonra annesini babasını dövenler, bıcak çekenler, silahla öldürmekten çekinmeyenler ne kadar uzağımızda acaba?
“Helal haram ver Allah’ım; kulun doymaz, yer Allah’ım.” Sözünü kendine ayet “Devlet malı deniz yemeyen keriz” sünnet edinmiş öncenin” mücahitleri” şimdinin “ müteahhitler” i ne kadar uzağımızda acaba?
Allah Allah nidalarıyla zikir meclislerinde nara atanlar şimdi ise samimi “Allah! Allah! Diyenler yanlarına bir istek için geldiklerinde Yallah! Yallah! Diyenler ne kadar uzağımızda acaba?
Bir toplumda manevi bunalım başlamışsa orada ahlaksızlık ahlak halini alır. Fuhşun adı birlikte olma, hırsızlığın adı “bal tutan parmağına yalar”, adam kayırmanın adı “ bizim çocuğumuz” veya “hamili yakınımdır” olur.
Dini öcü görmek, dindarlık kisvesi altında her türlü melaneti işlemek, yapılacak işlerde liyakat değil sadakat aramak, eğitim sistemiyle oynamak, şucu bucu diye insanları ötekileştirmek bu çöküşün dinamitlerinden sadece bir kaçı.
Komşumuzdan emin değiliz evimizin kapısına 2 kilit yetmiyor birde sürgü takıyoruz. Arkadaşımızdan emin değiliz ihtiyaca binaen borç istese kırk dereden kırk su getiriyor boş gönderiyoruz. Çocuğumuzdan emin değiliz okula mı gidiyor yoksa gayri meşru yerlere mi diye takipteyiz. Ebeveynimizden emin değiliz acaba malı kardeşimin yada ablamın üzerine mi yaptı diye zaman zaman tapuları kontrol ediyoruz. Velhasılı kendimizden emin değiliz. Kendimiz nasılsa etrafımızdakileri de aynı sanıyoruz.
Ahlak çıplağı olan insanlardan oluşan topluluklar Cenabı Allah’ ın Yüce kitabında “belhum edal” “Hayvandan da aşağı “ topluluklar olmuşlardır.
Sevgiyle kalın…