Bizim ASKİ'yi, İSKİ'yi, eski adıyla TCK, tabelaya SIĞMADIĞI için(!)
TC'si çıkartılarak düzenlenen yeni adıyla KGM, yani Karayolları Genel
Müdürlüğü ekiplerini, hatta anlı şanlı OSMANLI LAĞIMCILARINI bir araya
toplasanız, Bingöl Ceza ve İnfaz Kurumunda PKK'lıların kazdığı tüneli
kazamazlar. Adamlar öyle asfaltın ortasına, kayanın altına falan
çıkmıyorlar. Yüzde yüz isabetle tel örgünün dışına atıyorlar
kendilerini. Çıt çıkarmadan.
Demek oluyor ki, kanunsuz, nizamsız yürütüldüğü için, bize biraz tuhafgelen AÇILIM SÜRECİ işe yaramış(!) Adamlar jeoloji ve mühendislik bilgilerini hayli ilerletmişler. Ne güzel... Ve kimseye görünmeden, dış destek almadan, ne hikmetse silahlanmadan KARACEHENNEM'e mi, CEHENNEMİNDİBİNE' mi neyse, oraya gitmişler.
Buraya şimdilik bir nokta koyalım.
Hani geçenlerde, kocaman ROKETATAR'larla Başkentin göbeğine kadar
sokulup Emniyet Genel Müdürlüğü ve Ankara Polisevi'ni vurmuşlardı. "Ölü
yaralı yok" dendi, inandık. Bu da güzel. Demek ki hedefler boşaltılmış.
Ama, ENTERESAN...
"Neresi enteresan?" dediğinizi duyuyorum sanki...
Şurası: TBMM, KARA HARP OKULU, GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI, BAŞBAKANLIK, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, YARGITAY, J. GENEL KOMUTANLIĞI, KUVVETKOMUTANLIKLARI... hangi birini sayayım,hepsi o bölgede. DEVLETİN MERKEZİNE elini kolunu ya daroketatarını sallaya sallaya geliyorlar.Roketi ateşliyorlar. Ve bu durum Dahiliye Nazırından sual edildiğinde:"Biz eylemin yapılacağını biliyorduk, takipteydik..." diyor. "Masum vatandaşlara zarar vermemeleri için ses çıkarmadık, engellemeye kalkmadık..." diye ekliyor. FE SÜBHANALLAH! Sayenizde Devlet zarar görmeye alıştı zaten. Hatta, tiryakisi oldu hırpalanmanın...
Failler karadan, havadan sürdürülen yoğun takiple Gölbaşı civarında
enselendi. Biri ölü, diğeri sağ ele geçirildi.
Tabii, roketler ateşlenmeden yakalansalar havası olmayacaktı.
Helikopterler takır tukur başımızda döndü durdu. Hem de önceden bilinen ve takip edilen iki çakalı enterne etmek için.
Ardından firar olayı gerçekleşti. Olayın şekli, bölgenin yapısı, PKK'nın şimdiye kadar uyguladığı ve bildiğimiz tarzı açısından bakıldığında,basit ve çirkin bir SENARYO olduğu apaçık ortada. Sebep şu: İç ve dış olaylar hükümeti, özellikle de hükümetin başını epeyce bunalttı. Açılım fiyasko, Suriye politikası iflas, Mısır tamamen hüsran. Bunlar adeta ZAFER İÇİN YARATILMIŞ(!) insanları derinden etkileyen şeyler. Hele Suriye fatihi olmak için beslenip büyütülen hayaller, bilenmiş savaş baltaları, azgınlaşmış ihtiraslar güme gidince, bunalım hat safhaya ulaştı. Hiçbir ülke de kabul etmez olunca, içeride sıkışıp kaldı hazret.Bunları biraz olsun bastırabilmek için BAŞARI gerek, SES GETİRECEK REKLAM gerek... FİRAR!... ALLAH ALLAH... Bulunmaz bir fırsat. Skorskiler, kobralar, insansız hava araçları... Tamamen teknik çalışmayla sürdürülen başarılı bir operasyon. Yani, OPERASYONUN OPERASYONU... Firar zaten belli, anlaşmalı bir fırıldak. Ne yazık ki, operasyon da fırıldak… Türk askeri ve polisi hükümetin göz boyamalarına alet ediliyor.
Millet yutuyor nasıl olsa….
Bundan sonra yutmayacak ağalar.
BU MEMLEKET SAHİPSİZ DEĞİL. Oyunları bozacak kadrolar yola diziliyor Allah'ın izniyle...