Önce bir güzel KARADENİZ fıkrası anlatalım: Temel Dursun’a sorar, “kanatları kırmızıdır, kafeste yaşar, cik cik öter, hadi pil oni pakayum.” Dursun bildiği bütün kuşları sayar. Ama doğru cevap yok. “Peki, nedir doğrusu?” Temel, “hamsidur da” der. “Yahu hamsinin kanatları kırmızı olur mu?” “Boyadim oni” der. “Hamsi kafeste yaşar mı?” “Koydim oni yaşayi” der Temel. Dursun dayanamaz: “Haydi bunlar tamam da, hamsi cik cik öter mi?” deyince, “oni da kafani karuşturmak için soyledum” der…
Bu paket işlerinden oldu bitti nefret etmişimdir. Değişik kesimlerin işine gelecekmiş de, işine gelmeyen hususlara göz yumacakmış... Ağızlara bir parmak bal sürmek suretiyle sus payı dağıtma hinliği… Ta başından şeytani bir kurgu var. Rahmani olmayandan kime ne fayda gelir?.. Gelmedi de…
Nihayet açıkladı hazret…
Ey yerleri-gökleri, yerin altındakileri, göğün üstündekileri ve bütün kainatı yoktan var eden Allah’ım! Hikmetinden sual olunmaz, inanır, iman ederim. Büyüklüğüne, affına sığınarak soruyorum: “Asırlardır senin dinini öğrenmek, öğretmek, yaymak ve korumak için çırpınan bu asil ve necip Türk Milleti, ne günahlar işledi ki, böyle birini başımıza musallat ettin? Bu kadarını hak ettik mi YARABBİ?”
Adam aylardır “paket” diye diye beynimizi pakete çevirdi. Bu gün açıkladı içinde neler olduğunu. Ve DAĞ FARE DOĞURDU… Tek kelimeyle FİFASKO…
“ŞEHİTLERİMİZİN VASİYETİNE UYGUN OLARAK HAZIRLADIĞIMIZ…” diye başlamaz mı şecaatına, kan beynime sıçradı.
Şükürler olsun inancımız var da, O MÜBAREK ŞEHİTLERİMİZE kızmıyoruz. Yoksa bizi Şehitlere düşman edecek. Hemen araştırmaya başlayacağız: Hangi Müslüman, şehadet şerbetini içerken bunun boynuna sarıldı da “sana hakkımızı helal etmeyiz, acele bir paket aç, kanımızı dondursun, kemiklerimizi sızlatsın” dedi diye. Dün “KANLARI YERDE KALMAYACAK” palavrası, bugün vasiyet rezaleti. Haydi bu dünyada Şehitlere soramadık; gerçek dünyada da karşılaşmayacağımızı sanıyor biçare. Orayı hep unutuyor bu sıralar.
Oysa hata ve günah insan içindir. Bilerek veya bilmeyerek bazı şeyler yapabiliriz. Yaptığımız fenalıklara kılıf olsun diye, ŞEHİTLERİ alet etmek gibi, inançlarımızla, akıl ve mantığımızla alay etmek gibi basit yollara sapmak, ucuz numaralara tevessül etmek insanı daha da küçültüyor. Yazık, çok yazık. Bu gibi durumlar için söylenmiş o kadar çok ve güzel sözler var ki… Biz gene de adabımızı bozmadan, sayın başbakanın sapla samanı karıştırdığını söylemekle yetinelim. Allah ıslah etsin. Islah olmayanı ne yapacağını bilir zaten. O, mutlak ilim sahibidir.
Şehitlerimizi minnet ve rahmetle anarak bunun tasallutundan kurtarıp, VASİYET(!) PAKETİNE dönelim.
Dönelim deyince uzun uzun anlatıp kafanızı şişirecek değilim. Fiyasko dedik ya. Türk için zaten hayırlı bir şey yapmaz. Var desem kimse inanmaz. Kürt kardeşlerimiz için de yapmaz. O da yok. Müslüman bacılarımız örtünüyorlardı yıllardır. Onlar için de bir değişiklik yok. Sayılarını bilemem, saymayı da zül sayarım ama, üç-beş Süryani vatandaşımız için biraz kayda değer olumlu(!) şeyler var. MANASTIRLAR İADE… Bir de KLAVYELER karlı çıktı. Enine boyuna yazacaklar…