KÜRT BAHARI
Yayınlanma :
19.09.2012 22:47
Güncelleme
: 19.09.2012 22:47
21.Yüzyıl Türk Asrı değil Kürt Asrı oluyor.
Türkiye dışarıda komşularıyla sıfır sorun, içeride ise kardeşlik söylemleri içeren bir yola çıkmıştı. Bunun için Yunanistan, Güney Kıbrıs, Ermenistan, Suriye, Irak, İran ile ilişkiler geliştirilmek istendi. İç kamuoyunda “ Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.” Anlayışının yanlış olduğuna yönelik rüzgârları estirildi. Önce Kürt açılımı ismi, sonra demokratik açılım en sonrada Milli Birlik ve kardeşlik projesi söylemi ile kimilerine göre adına terör, kimilerine göre Güney doğu kimilerine göre Kürt sorunu denilen sorunun çözümü için gizli ya da açık atılımlar, açılımlar, görüşmeler, toplantılar yapıldı. Sanatçılardan, yazarlara Çeşitli kesimler den insanlarla yemekli toplantılar yapıldı. Görüşleri soruldu.
Eğer düşüncenizin ve beyninizin arka planında başka faydalar yoksa sıfır sorun ve açılım projeleri Türkiye ve dünya gerçekleri ile kesinlikle örtüşmemektedir. O projeler Türkiye’yi ve dünyayı iyi okuyamamak, en azından Türkçe okuyamamak demektir. Çünkü dünyada milletlerin ve devletlerin ebedi dostluğu ve ebedi düşmanlığı yoktur. İnsanlık tarihinin ilk gününden itibaren problem vardır. Problemler bitmez. Dünya tarihi milletler, devletler, dinler, mezhepler ve medeniyetler mücadelesi olarak geçmiştir. Bundan sonra da geçecektir. Dün Türkiye dahil Libya lideri Kaddafi’ye methiyeler düzenler, bugün linç edilişine destek vermiştir. Dün Suriye ile iyi ilişkiler kurmak için çalışmalar yapan, Beşir Esad ve eşini en iyi şekilde ağırlayan Türkiye, bugün neredeyse savaş açacak duruma gelmiştir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Sonuçta sıfır sorun projesi çökmüştür. Ermenistan için açılım düzenleyen Türkiye sözde Ermeni soykırımı yalanı ile başa çıkmaya çalışmaktadır. Yunanistan ile hiçbir sorun çözülememiştir, Kıbrıs’ta durum aynıdır. Suriye ile savaşın eşiğindeyiz. Dün sorun hanemizde olmayan İsrail ile ise cebelleşiyoruz. Bölücü terör örgütü ise yine en büyük desteği ırak’tan almaktadır. AB ile bir adım mesafe alınmamıştır. Sıfır sorun projesinin Sonucu sıfır olmuştur.
Kürt açılımı söylemi ile bir devlette iki millet oluşturduk. Böyle olunca da devleti olmayan millet devletini ister. Dün ağza alındığında kıyametler kopan kelime, söylem ve düşünceler bugün Kürtlere özerklik yetmez noktasına gelmiştir. Habur’da sözde üniformaları ile gözdağlı geliş ve karşılamalar, Polis tokatlamalar, Kaymakam linç etmeye kalkışmalar, batıda ki şehirlere taşınan iç savaş provaları , BDP Milletvekillerinin pervasızca açıklamaları, bölücü başının sunduğu yol haritaları, görevlendirdiği kişilerle pazarlıklar yapılmaktadır. Oslo görüşmeleri, Leyla Zana ile toplantılar, karakol baskınları, Şemdinli’de günlerce yaşananlar, PKK’lı teröristlerle kucaklaşmalar, yeni anayasada vatandaşlık tanımı üzerine gelinen noktalar ve yeni anayasa tartışmalar ile uzayıp giden pek çok gelişme açılım safsatasının cesaretlendirdiği sonuçlardır. Bilinmelidir ki demokratikleşme ve kültürel haklar, kardeşlik projeleri, analar ağlamasın lafları milletimizi hipnoz etme çalışmalarıdır. Milli şuuru yozlaştırma ve hassasiyetlerimizi yok etmeye yönelik propagandalardır. Asıl gaye Bir kürt devletidir. Emperyalist batının amacı Türkiye’nin milli ve üniter yapısını parçalamak ve İsrail’in güvenliğini sağlayacak bir Kürdistan’ı kurmaktır.
Tunus, Mısır, Libya, Suriye gibi ülkelerde ki “ARAP BAHARI” adı verilen emperyalist oyuna verdiğimiz destek demokrasi ve insan hakları yalanı maskesi ile süslenmiş ve kendi insanımıza da sunulmuştur. Bu süsleme Amerika’nın yeni emperyalist modeline ve BOP projelerine hizmet etmiştir. Kısa adı BOP olan “Büyük Ortadoğu Projesi”nin resmi adı ise Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimidir. BOP'un eylem alanı olarak resmen ilan edilen net sınırlar söz konusu değildir. Her an yeni ülkelerin kapsam içine alınabilmesi için ''açık kapı'' bırakılmaktadır. Bununla birlikte, özellikle ABD kaynakları 27 ülkenin ilk planda BOP çerçevesinde değerlendirildiğini vurgulamaktadırlar. Bu ülkeler şunlardır: ''Afganistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Cibuti, Fas, Filistin Özerk Yönetimi, Irak, İran, İsrail, Katar, Kuveyt, Komor Adaları, Lübnan, Libya, Mısır, Moritanya, Pakistan, Somali, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye, Tunus, Türkiye, Umman, Ürdün ve Yemen.'' Genişleme halinde, bu alana Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetleri ile Endonezya ve Malezya'nın da dahil edilebileceği belirtilmektedir. BOP bu ülkelere yönelik siyasi, hukuki,eğitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik boyutlarını içeren kapsamlı bir "islam coğrafyası" dönüşüm stratejisi olup, bu alanlarda uzun vadeli bir değişimi hedeflemektedir. ABD’nin Donald Rumsfeld, Dick Cheney, Paul Wolfowitz,Richard Perle ve William Kristol öncülüğünde, 1997'de oluşturduğu 'Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi'nin (PNAC) bir alt unsurudur. ABD Kongresinin 1957’de kabul etti Ortadoğu’da Barış ve İstikrarı Koruma başlığını taşıyan ve Eisenhower Doktrini olarak anılan kararı bugünkü BOP'tan farklı değildir. Kısacası 21 yüzyılda ki yeni versiyonudur. BOP’a ilişkin bütün değerlendirmeler, NNSS 02 olarak kodlanan Ortadoğu da ABD’nin Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi: Bir 11 Eylül Sonrası Analizi, (New National Security Strategy of The USA in the Middle East Apost September 11 Analysis) adlı belgeye dayandırılmaktadır. Sayılan ülkelere baktığımızda Dünya petrol rezervinin yüzde 64'üne sahip olduğunu görmekteyiz. Bu bölge Amerika ve stratejik ortakları ( İngiltere, İsrail, Fransa ve Kanada) ve batı için vazgeçilmezdir.
BOP Glabollaşmanın yeni bir imparatorluk tasarımıdır.
Petrol, doğalgaz ve kuşkusuz su, BOP için ana odak noktadır
BOP, Başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin ve çokuluslu şirketlerin ekonomik sınırları, sıkıntıları ve kısıtlamaları aşmak için gereklidir.
BOP Milli devletleri kaldırmaya ve küçültmeye yöneliktir.
Ve beklide en önemlisi İslamı engellemek için Hıristiyan batının yeni bir aracıdır.
Türkiye Tarafından sözde Arap Baharına verilen bu desteğin ne büyük tahribatı olduğunu yarınlarda Diyarbakır meydanında ayni Tahrir meydanında olduğu gibi yüz binler toplandığında, gösteriler başladığında ve yaygınlaştığında, güvenlik güçleri ile çatışmalar meydana geldiğinde, BM’nin gözlemciler yollamak istediğinde ve dünyanın da işte KÜRT BAHARI dediğinde anlaşılacaktır. 21.asır Türk asrı olacak derken Kürt Asrı olmak üzeredir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI