Milli takımımızın son karşılaşması, skorun ötesinde bize çok şey anlattı. Özellikle ilk yarıda ortaya konan mücadele, genç oyuncularımızın artık korkmadan, çekinmeden, oyunun içine cesaretle girdiğini gösteriyor. İspanya gibi topa hükmetmeyi alışkanlık haline getirmiş bir takıma karşı ayakta kalmanın yolu bellidir: pres, doğru yerleşim ve geçiş hızını artırmak… Millilerimiz, bu üç başlığı ilk 45 dakika boyunca büyük ölçüde doğru uyguladı.
Sahada gördüğüm en belirgin tablo şuydu:
İspanya’ya rahat pas yaptırmadığımız her an oyunun rengi değişti.
Presin zamanlamasını doğru ayarladığımızda, rakibin pas bağlantılarını bozmayı başardık. Kazanılan topları hızlı ve dikine paslarla üçüncü bölgeye taşıyınca pozisyon üretmenin mümkün olduğunu da somut şekilde gördük.
Bu noktada teknik detaylara değinmek gerekir. Adam adama markajı doğru yaptığımız anlarda, İspanya’nın oyuna yön veren merkez oyuncuları baskı altında kaldı. Savunmanın öne doğru çıkması, orta sahanın temaslı oyunu ve hücum presinin sürekliliği — tüm bunlar millilerimizin rakibe ‘biz de buradayız’ mesajı niteliğindeydi.
En önemlisi ise özgüvenin geri gelişi…
Genç oyuncularımızın yüzündeki kararlılık, her topa girerken gösterdikleri istek, maçın ruhunu değiştirdi. Uzun zamandır böylesine diri, böylesine odaklı bir milli takım izlememiştik. Belki kusursuz değildik, belki bazı anlarda oyun disiplininden uzaklaştık ama şunu net biçimde söyleyebilirim:
Bu jenerasyonun önü açık.
Türkiye, yıllardır büyük takımlarla arasındaki mesafeyi kapatmanın yolunu arıyor. Bunun için sadece taktik değil; aynı zamanda zihinsel güç, dayanıklılık ve süreklilik gerekiyor. Genç milli oyuncularımız, doğru çalışmayla, düzenli gelişimle ve sabırla bu seviyeye yaklaşabileceklerini gösterdi.
Turnuvalarda başarılı olabilecek, istikrarlı, hızlı ve güvenli bir oyun yapısına doğru adım adım ilerliyoruz. Elbette yol uzun. Elbette eksikler var. Ancak bugün gördüğümüz tablo, geleceğe dair en gerçekçi umutlardan biri…
Bugün oynanan futbol bize şunu hatırlattı:
Doğru oyun, doğru cesaret ve doğru çalışmayla Türkiye yeniden büyük takımlar arasındaki yerini alabilir.
Ve bu gençler, o yolun taşlarını tek tek döşüyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: