Doğru Yolda Giden Kaplumbağa, Eğri Yolda Giden Yarış Atını Geçer
Hayat, bazen yarış atı gibi hızlı gitmeyi, bazen de bir kaplumbağa gibi doğru yolda ilerlemeyi gerektirir. Kazanır veya kaybederiz; dünya hali işte. Bir yarışın sonunda kazanmak da vardır, kaybetmek de. Kazanırsak sevinir, kaybedersek üzülürüz. Ancak kaybetmemek yalnızca Allah’a mahsustur.
Başarı, “Başaracağım” diyenlerindir, fakat bu tek başına yeterli değildir. “Başaracağım” demek, belki de başarının ilk adımıdır, fakat asla başarının tamamını kapsamaz. Başarı bazen insana çok şey öğretmezken, başarısızlık her zaman öğreticidir. Eğer defalarca başarısız olup da bu başarısızlıkların nedenini ortadan kaldıramıyorsak, başarılı olmak kötü bir hayalden öteye geçmez. Başarısızlıklar, aslında başarıya giden yola kazınır ve tecrübe hanemizi büyütür. Görmemek için kör olmak, ders almamak için ahmak olmak gerekir.
Kazanmaya bazen o kadar çok odaklanabiliyoruz ki, yol boyunca kaybettiklerimizin farkına bile varamıyoruz. Kazanma hırsı bizi, biz yapan değerlerden koparmamalı. Aksi halde, hedefi kıyıya varmak olan bir geminin mürettebatıyla birlikte batmasına benzeriz. Kaybettiklerimizin kazandıklarımızdan daha değerli olabileceğini unutmamalıyız.
Hiçbir kurum, takım veya kişi başarısız olmak için yarışmaz; fakat şike yaptığında asıl kaybeden olur. Şike, yalnızca bağlı bulunduğu kurumu veya takımı değil, aynı zamanda kendisini satmaktır. Şike, yapılması gerekeni yapmamak, bazen de tersine yapmaktır ki, bu ahlaksızlık ve hatta ihanet anlamına gelir. Ahlaki değerlerini kaybetmiş, ihanet bataklığına saplanmış kimseler, toplum için bilindik düşmandan daha tehlikelidir.
Biz ve Ben Arasındaki Denge
“Biz” duygusundaki “Ben” egosunun ortaya çıkması, “Biz”in içinde açılan büyük bir yaradır. Kapanmadığı sürece bu yara büyüyecek, çevreye zarar verir hale gelecektir. “Ben”lerin çoğalması, “Biz”lerin kaos ortamına sürüklenmesi ve yok edilmesi anlamına gelir.
Kazandığımız her şeyde Allah’ın rızasını gözetmek zorundayız. Allah’ın rızası olmayan bir kazanç, aslında kayıptır. Görünen kazanımlar, Allah’ın rızası olmadığında boşuna elde edilmiştir. Gün gelir, kazandığımızı düşündüğümüz şeyler, sermayeden kaybedildiği zaman karşımıza çıkar ve kayıpların misli ile geri döndüğünü görürüz.
Doğru yolda kaplumbağa gibi sabırlı ve azimli ilerlemek, yanlış yolda yarış atı gibi koşmaktan çok daha hayırlıdır. Çünkü önemli olan, hedefe sağlam adımlarla ve doğru yolla ulaşmaktır.