Nevruz bayramı baharın gelişi, umutların yeniden çiçeklendiği toplumun birlikteliğini simgeleyen geleneksel bahar bayramının hoşgeldin nidâsıdır.
Nevruz deyince akıllara belli bir kültür içinde kutlanılan bir gelenek gibi gelsede kelime anlamı bunu inkar edecek açılıma yöndedir Nevruz (Yeni gün)
Toplumsal bütünlüğün inkarı ve zihniyeti bulanık düşünceler bir milleti ileri götürmezken aksine geçmişe mahkum eder.
Kimin ne amaçla kutladığı değil, kimin ne mesaj verdiği önemlidir.
Toplum içinde vahdet ve kültürel değerlerin hakimiyeti bu çoğrafyanın topraklarına ayak basan her bireyi ilgilendir.
Boş tenekeden çok ses çıkarmak hiç bir işe yaramadığı gibi çevreye gürültü kirliliğinden öteye geçemez.
Güzel bakıp, güzel görebilmeyi insani vasıf olarak bilmeli, naralar atarken yankının geri dönüşü saygı birlikteliğine çarpmalı ki bu ülkenin vatandaşı olma hakkını verelim.
Önyargılar, serzenişler asırlardır topluma mal olmuş hiç bir geleneği zedelenmeye sahip değildir.
Baharın müjdesi olan bu bayram kutlanması elzem değere sahiptir.
Yenilenmenin, filizlenenen çiçeklerin, yeşillenen doğanın, gelin gibi örtünmüş toprağın ve dahası doğanın bize olan fedakarlığının kutlanması insanlığa yeniden umut var demektir.
İnsan ruhu da tıpkı doğa gibi tazelenir, umut dolu yarınlara kanat çırpar. İşte Nevruz Bayramı, tam da bu ruhun ve coşkunun bayramıdır.
Nevruz, sadece bir takvim değişikliği değil, kadim medeniyetlerin mirasıdır.
Farklı kültürler tarafından yüzyıllardır kutlanan bu özel gün, doğanın yeniden doğuşuna şahitlik etmenin yanı sıra, birlik ve beraberliğin de simgesidir.
Bir sofranın etrafında toplanan insanlar, ateşin etrafında atılan neşeli kahkahalar, toprağa ekilen yeni umutlar…
Hepsi Nevruz’un bize öğrettiği kadim değerlerdir.
Ancak zaman zaman, bu bayramın anlamını gölgede bırakmaya çalışan, onu belli kalıplara hapsetmek isteyen zihniyetlerle karşılaşırız. Oysa Nevruz, herhangi bir kesime ait değil, toprağa basan, göğe bakan, doğanın döngüsüne saygı duyan herkesindir. Nevruz’u anlamak, insanın kendini, geçmişini ve geleceğini anlamasıdır.
Çünkü doğa gibi insan da sürekli değişir, dönüşür ve yenilenir.
Bırakalım artık ben bilirim, en iyi benim gövde gösterilerini onun yerine Türk toplumuna yakışır bir destan daha yazalım.
Gelin, bu Nevruz’da eski küskünlükleri bir kenara bırakıp birlik olmayı seçelim.
Ağaçların yeniden filizlendiği gibi dostluklarımızı filizlendirelim.
Ateşin içinden sıçrayan kıvılcımlar gibi umutlarımızı çoğaltalım.
Boş tenekeden ses çıkarmaktansa, anlam dolu sözlerle birbirimize değer katalım.
Nevruz, bize sadece baharın gelişini müjdelemiyor, aynı zamanda insanın, toplumun ve kültürlerin yenilenebileceğini de hatırlatıyor.
O hâlde baharın ruhunu hissedelim, içimizdeki umudu yeniden yeşertelim.
Çünkü Nevruz, sadece bir gün değil bir anlayıştır, bir ruhtur, bir yaşama sevincidir.
Hoş geldin bahar, hoş geldin yeni gün!
Yorumlar
Kalan Karakter: