Değerli okuyucularımız, uzunca bir aradan sonra “hareketsamsun.net” adresimizin yeni ve daha modern çehresinden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyor hepinize saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.
Yurdumuzun başka illerinde ve yurt dışında başarıları ile bizleri gururlandıran onlarca Samsunlu insanımız var. Bu hemşerilerimizin her biri kendi alanlarında milletimiz ve insanlık için yaptıkları değerli hizmetlerle göğsümüzü kabartıyor, bizleri Samsunlu olmaktan dolayı gururlandırıyor. İş hayatından, sanatta, spordan yöneticiliğe her alanda başarılı hemşerilerimizi görmek bizi gerçekten sevindiriyor. Ancak bazı hemşerilerimizde var ki onlar bizim yüz karamız utanç kaynağımız. İşte bu insanların Samsunlu olduğunu öğrendiğim zaman gerçekten hicap duydum. Bu insanlar, Almanya’da ki Deniz Feneri adlı dernek vasıtası ile gurbetçi vatandaşlarımızın dünya çapında yaşanan ekonomik krize rağmen olanca hamiyetperverlikleri ile bağışladıkları milyonlarca Euro’yu, ülkemizde dönen kirli siyaset çarkına aktaran organizasyonun parçası olmuşlardır. Ve bu durum maalesef Alman adli makamlarının gayret ve çalışmaları ile olanca çıplaklığı ile yine Alman Mahkemelerince hükme bağlanmıştır. Peki kimdir bu karanlık fener’in Samsunlu dolandırıcıları? Bunu da Alman Savcılarının düzenlediği iddianameden öğreniyoruz. Bunlar Almanya’da ki Deniz Feneri davasında cezalandırılan ve dolandırıcılıkları sabit kabul edilen 01.01.1968 Bafra Doğumlu Mehmet Taşkan ve 02.03.1964 Kavak Doğumlu Firdevsi Ermiş’tir. İddianameyi okurken bu ayrıntı gözüme çarptığında inancım ve insanlığım adına zaten hafakanlarla dolu olan yüreğimi birde bu dolandırıcılarla hemşeri olmanın verdiği hicap duygusu sardı. Bafralı Mehmet Taşkan ve Kavaklı Firdevsi Ermiş, kendini ak diye ambalajlayan, dışı çikolata içi çamur zihniyetin memleketimize armağan ettiği iki yüz karasıdır. İnsanların en masum, en safiyane duygularını hoyratça sömürmekte beis görmeyen, yardımlaşma duygularına fitne bulaştıran, bomba atan karanlık çetenin mensuplarıdır.
Bu olay, gurbetçilerimizi, Din deyip, Allah deyip, Kur’an deyip yıllardır dolandıran ve ülkemizde kendini Ak diye pazarlayan kara zihniyetin suçüstü basılması değil de nedir? Adı İslami holding olan ama gurbetçilerimize yaptıkları eziyeti gavurların yapmadığı tırışkadan Anadolu Kaplanı dolandırıcılık şebekelerinin açılışlarında manken edası ile süzülüp sonrada bunlardan paralarını kurtarmak için kendilerinden yardım isteyen gariban gurbetçilerimizi azarlayan, adam yerine koymayan AK-BABALAR kimlerdir? Yaptığı icraatlarla uluslararası tefecilerin kapısında maliyeti ne olursa olsun kredi diye yatar hale gelen ekonomimizi, gurbetçilerin canını yakarak, gözünü korkutarak, tövbe ettirerek vatan aşkı ile akıttığı bedelsiz – karşılıksız paralardan ülkemizi mahrum bırakan AK-BABALAR kimse bunlar onlardır. Alman Mahkemesinin kararında belirttiği, dolandırıcılığın Türkiye ayağı ağa babası olan AK- MAN’ları koruyup kollayanda bu AK-BABALAR’ DIR. Bizlerin Samsunlular olarak Bafralı Mehmet Taşkan ve Kavaklı Firdevsi Ermiş’ten hicap duyduğumuz kadar,Tüm Türkiye de bu AK-BABALAR’ DAN hicap duymadığı bunlara gereken dersi demokrasi arenasında onları Kurtlara yem ederek vermediği sürece bu duygudan arınmamız mümkün değildir.
Sevgilerimle….
HİCAP DUYUYORUM
Yayınlanma :
26.09.2008 20:45
Güncelleme
: 26.09.2008 20:45
YAZARIN DİĞER YAZILARI