Konuyu biraz daha açmak gerekirse, bir ağaca verdiğiniz su miktarınca büyüme gözlemleyemiyorsaniz. Kurumaya yüz tutmayı haketmistir. Yabancıların meşhur bir lafı vardır. Aşk ile ilgili Forever Love derler. Yani sonsuz aşk. . Bazıları için bir efsanedir bu laf. Yasayabilenlerin hikayelerini duyarız. Yakın geçmişe baktığımız da bu tarz aşk hikayeleri duymak nadir rastlantı halindedir.
Günümüzde bu aşk hikayelerinin tam tersine şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanma vakalarının artış gösterdiğini göszemleyoruz. Sırıl sıklam aşık olan gençler bile, evlilik dairesine girdiğinde birbirlerini anlayamayacak dereceye geliyor. Ve sonrası yine hüsran ile bitiyor.
Boşanma ile sonuçlanan evliliklerin artmasının nedenlerinin başında medya geldiği söylenebilir. Günümüzde medya, toplumumuzdaki kadın ve erkeklere gereğinden fazla haklara sahip olduğunu empoze etmektedir. Erkek, taş fırın koca modelini üstlenirken, kadınlar ise erkekler kadar haklara sahip oldugunu düşünmektedir. Günümüz medyası sadece bunları aşılamakla kalmaz. Bunun yanında yetişen yeni neslimize yani çocuklarımızda bundan fazlasıyla nasiplenmektedir. Günümüz medyası bizleri, “Yaparsan, bende yaparım” , “Gidersen, bende giderim” , “Söylersen bende söylerim” gibi muhalefet insanı yapmış, zihnimizin içinde bu inşa ettiği egoların mimarisi haline gelmistir. Arda kalan yıkılan bir aile sistemi ve iç karartan bir Keçiören gençliği. Aslına bakarsan bizim kültürümüzün bu olmadığını söylemek istediğimiz de sert bir dille yadırganıyoruz.
İçten içe çürümeye yüz tutmuş bir milletiz. Belki şuanki zaman içerisinde söylemek yanlış olabilir. Fakat korkarım yakın gelecekte bir Çanakkale savaşını kazanacak ruh bizde olmayacak. İman gücümüz gittikçe azalmakta. Medya yoluyla bu hislerimiz sömürülmektedir. Kukla gibi oynatıldığımızın farkında bile degiliz.
Istiklal marşı gelir hep aklıma. ..
İlköğretim yıllarından lise yıllarına kadar sabahları okula girmeden önce bize okutulan, cuma günleri haftasonuna girmeden once yine okul önünde toplanıp okuduğumuz o milli Marşımız.. Her bir Kıtası bi4 inci gibi olan marşın sadece ilk iki kıtasını okumamız bana hep ilginç gelmişti. Türkün Türk olduğunu hatırlatan şiir dizelerinde 2. Kıtadan sonraki dizeleri tek başımıza bile okumus olsak, içimizde bir kıpırtı oluşmaktadır. Bize kimlerin torunu oldugumuzu hatırlatıyor. Geleneklerimizi hatırlatıyor. Asıl bizi, bize hatırlatıyor. .
Simdilik sağlıcakla. .