27.06.2020, 13:46 34

HERKES ASLINA ÇEKER!

Değerli okurlarım; bu yazımda kıssadan hisse ile asalete değinmek istiyorum. Asalet insanın genlerinde var olan, parayla, pulla satın alınamayacak, kişisel gelişim ve psikoloji kitaplarında yer almayan, bir insan özelliğidir. Asil; Erdemli, faziletli, kendine ait özelliklerini koruyan, güvenilir kişi demektir. Maalesef günümüzde bu hasletlerini yitirmiş pek çok kişiye rastlıyoruz. Makam, mevki ve rant, çıkar ilişkisi için kendilerini son derece güvenilir gösterip, arkasını döndüğü vakit her türlü kurnazlığı yapan sütten çıkma ak kaşıklar! Keşke biraz ders çıkarsalar. Bu kıssadan hisseden!

Günün birinde bir padişah Hızır’ı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellalları çağırtı. Kim bana Hızır’ı gösterirse onu armağanlara boğacağım. Dedi.

Birçok oğlu, uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu ve karısına dedi ki: Hanım ben Padişah’a hızır'ı bulacağımı söyleyip ondan 40 gün müsaade alacağım. Bu 40 gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım. 40 günün sonunda hızır'ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat edersiniz. Adamın karısı kanaatkâr biriydi. Efendim biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye bundan sonra da idare ederiz. Vazgeç bu tehlikeli işten, dedi. Ama adam kafaya koymuştu. Padişaha gidip hızır'ı bulacağını söyledi. Bunun için 40 gün izin istedi. Hızır’ı bulmak için koşturacak 40 gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı. Bunları evine teslim edip 40 gün ortalıktan kayboldu. 40. günün sonunda padişahın huzuruna çıkıp her şeyi itiraf etti: Benim aslında hızır’ı falan bulacağım yoktu. Ailece sıkıntı çekiyorduk. hızır'ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim dedi. Padişah buna çok kızdı padişahı kandırmanın cezasını biliyor musun diye bağırdı. Adam evet padişahım biliyorum, boynum kıldan incedir, dedi. Bunun üzerine padişah yanında bulunan 3 veziri ile görüş alışverişinde bulundu. İlk vezire sordu padişahı kandıran bu adama ne yapalım ne ceza verelim? Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım: Bu sırada aniden peydah olan, nurani bir genç vezirin sözleri üzerine şöyle dedi: Aslı hü, Nesli hün (Herkes aslına çeker)Padişah ikinci vezirine sordu bu adama ne ceza verelim? Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım. Biraz önce ansızın ortaya çıkan genç yine; Aslı hü, nesli hün (herkes aslına çeker) dedi. Padişah üçüncü Vezire sordu. Ey vezirim sen ne dersin beni kandıran bu adama ne ceza verelim? Padişahım bana göre, bu adamı affedin size yakışan, sizden beklenen budur. Bu adam önemli bir suç işledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edecek kadar iyi yürekli, Nurani genç yine söze karıştı. Aslı hü nesli hün (Herkes aslına çeker)

Bu defa padişah o çocuğa yöneldi.

Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demek?

Genç cevap verdi!

Padişahım senin birinci vezirin babası kasaptı. Onun için kesmekten, etini çengele asmaktan bahsetti. Yani aslını gösterdi.

İkinci Vezirin babası Yorgancı idi. yorgan yastık yatak üzerine yün, pamuk doldururdu. O da babasına çekti.

Üçüncü Vezirin ise babası da vezirdi. O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi.

Benim söylediğim söz :

“Herkes aslına çeker” dediğim budur diyerek, vezir istersen vezir ( üçüncü veziri göstererek) işte vezir! Hızır istersen kendini göstererek işte Hızır, der ve kaybolur.

Böylelikle birinci ve ikinci ve vezirin kelleleri gider, sevgiden yana olan affetmenin ve büyüklüğün şanından olan üçüncü vezir de gerçek yerini alır. Siz siz olun günümüzde insanlarla dostluk kurarken de iş yaparken de, nüvesini iyi araştırın. Yoksa üzülürsünüz, günümüzde herkes kendini sanki melekmiş, misali göstermeye çalışıyor. Siz siz olun doğruluktan ayrılmayın 1. ve 2. vezir gibi padişaha yaranmak için fırıldak misali dönmeyin; Yoksa üzülürsünüz. Hoşgörü en iyi dindir. Diyor, Viktor Hugo. Yine Soyluluk, duruluk ve doğruluktur. Der. (Hacı Bektaş-ı Veli) ve Hz . Mevlana’nın dediği gibi, Asalet boyda değil, soyda. İncelik belde değil dilde. Doğruluk sözde değil özde. Özü sözü, bir olan kişiliğinden asaletinden, vicdan, merhametinden ödün vermeyenlerle kesişsin yollarımız.

Doğruluktan şaşmadan gerçekleri göz önünde tutarak daima doğruları söyleyen onurlu, gururlu, asil insanlara çıksın tüm yollarımız. 1. ve 2. vezir gibi padişaha yaranmak için başkalarını harcamaya kalkanlar gün gelir; HARCANIRSINIZ!

Sevgiyle kalın.

Yorumlar (0)