16.05.2021, 00:00

Mayıs Ayı 31 Güne Neleri Sığdırmış?

Hiç evrenin sesini dinlediniz mi? Hiç duydunuz mu? Acaba bize ne diyor diye? Şu küçücük Mayıs ayında bile ne çığlıklar saklı?

Yılın en gözde ayı olan Mayıs bahardır!

Mesela huzurdur! Mayıs işçi bayramıdır! Mayıs Hıdırellez’dir! Anneler günüdür, Mayıs. Samsun’a çıkıştır. Mayıs Uyanıştır, Sümbüldür, laledir, nergistir, güldür, aşktır, bazen hüzün bazen huzur kokar; Mayıs.

Peki, evrenin sesi bize ne diyor?

1 Mayıs İşçi Bayramı’nda işçilerin sesi saklı mesela. Tek dertleri ailelerini geçindirmek olan nasırlı ellerine, yorgun bedenlerine aldırmadan çalışan işçilerin sesi...

2 Mayıs dünya bebek günü'nde savaş mağduru çocukların sesi saklı. Denizleri aşamayıp ölen küçük bedenlerin çığlıkları.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü'nde dünyanın dört bir yanında insanlara gördükleri duydukları gerçekleri anlatmaya çalışan bu uğurda bazen ülkeleri tarafından suçlu ilan edilen, bombalar altında can veren basın mensuplarının sesi saklı.

Yine 3 Mayıs Dünya Türk gününde tüm dünya’ ya yayılmış yaklaşık 90 bin Türk’ün sesi saklı.

15 Mayıs Hava şehitlerimizi anma gününde haberleri televizyonlarda iki dakikalık ağlamaklı bir ses tonuna sığdırılmış, anası dışında hatırlayanı kalmamış şehitlerimizin sesleri saklı.

Hemşireler, Psikologlar, Eczacılar gününde gece gündüz demeyip başkalarının sağlıklarını kurtarmak için yeri gelip günlerce çocuklarını görmeyen, buna rağmen magandalar tarafından darp edilen çalışanların çığlıkları saklı.

İş Güvenliği Haftasında bazı işverenlerin üç kuruş daha fazla para kazanmak için almadıkları tedbirler yüzünden yok olan hayatların sesi saklı.

Hristiyanların paskalya bayramı rengarenk yumurtaları boyayıp iyi dileklerle Dünya üzerindeki tüm varlıklar için sağlık, mutluluk dilekleri saklı.

31 Mayıs Sigara içmeme gününde sigara yüzünden sağlıklarını kaybetmişlerin, yakınlarını yitirmişlerin çığlıkları saklı.

Bir de bütün bunların yanında Ramazan ayında evleri fitre ve zekâtlar sayende yemek gören ocakları yeniden tüten ailelerin “Allah razı olsun” sesleri var.

Antsevak Vakfı Akdeniz Kadın kolları Başkanı olarak diyorum ki, Vakıflar haftasında tüm insanlık için canla başla koşturan, dinlenmek nedir bilmeyen, dünya’yı daha yaşanılır bir hale getirmeye çalışanların sesi var. Genel Başkan yardımcılığını yaptığım UTEF Uluslararası Tüm Engelliler Yaşlılar Kimsesizler Federasyonu ve kurucu başkanlığını yürüttüğüm Leman Gebizli Tüm Engellilere Umutışığı derneği olarak bu yıl kutlamaları gerçekleştiremesek de, Engelliler Haftasında yüreklerdeki engelleri aşıp, gönüllere dokunan koca yürekli insanların sesi var. Hıdırellez’de dünya’nın yeniden doğuşuna şahit olan, gerçekleşeceğine inanılan dileklerin sesi var.

Tüm Müslüman âleminin tek beden olup elleri sema’ya kaldırarak savaşların bitmesi, hastaların iyileşmesi, güzel günlerin gelmesi için avuçlara biriktirilen duaların Kadir Gecesi’nde Rabbe sunulma sesi var. Ramazan Bayramı’nda pandemiden dolayı gidip göremediklerimize, ellerini öpemediklerimize uzaktan da olsa “bir daha ki bayrama kucaklaşmak dileğiyle nice bayramlara” sesi var.

19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor Bayramı'nda Atatürk’ün "Gençliği yetiştiriniz. Onlara bilim ve kültürün olumlu fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Özgür fikirler uygulamaya geçtiği zaman, Türk milleti yükselecektir.” Nidaları var. Bir çağı kapatıp yenisini açan İstanbul’un fethinde savaşan Osmanlı askerlerin “Allah Allah “ sesleri var.

Evren bize bu kadar çığlık atarken biz neden kulaklarımızı tıkarız bu seslere? Bütün dünya sağır mı olduk acaba? Sadece Mayıs ayı bile ne çok kimlik sığdırmış bünyesine de biz neden sığdıramadık kimseyi Dünya ya? Dünya mı çok küçüktü yoksa kaybolup gidenler mi çok büyük geldi? Bizlere?

Yorumlar (0)