Alexa

VAZGENE MEKTUP - Kelbecer'in işgalınden 26 yıl geçti...

Vazgen, sana selam düşmediği için, doğrudan konuya geçiyorum. Muhtemelen baban Coanşirin (Cavanşir) bizim evin duvarını çizdiğini hatırlıyorsun. Baban seni köpek gibi yanına düşürüp bize getirmişti. Sohbet 70'li yılların ortalarından gidiyor. Şimdi baban öldü - kalıp bilmiyorum, zaten sizin ölü hem diri de lanet yağıyor.

Senin 7-8 yaşın olurdu. Irak üzümden, benden 3-4 yaş büyük sen, atan evimizin duvarını çekip bitene kadar, 2-3 ay bizde kaldın. Bu süre zarfında Kelbecer'in yağ - bali ile yüklenip 2-3 defa cennet yurdumuz Akdere'de yaptırdığınız harabe eve gidip - geldiniz. Nasıl derler, dolu gidip boş döndünüz. Vazgen, düşman olduğun için söylemiyorum, belleğimde hiç de iyi çocuk gibi kalmadın. Burnunun suyunu sık sağ koluna silmeyin, yağlı ve kirli ellerini üzerine sürmenin hala yadımdadı. Oyuncaklarıma karşı kaba tavrını ve haince tavrını da hatırlıyorum. Ermeni çocuğu olsun da, sadəlöhv annem hep ilgiyi çekiyordu, seni dikkatsiz bırakmıyordu. Ancak bizde olduğun süre içinde annem beni hep senden korudu. Sənnən aynı kapta su içmemeyi, elinden ne ise alıp yememeyi bana tavsiye etti. Ve ben o zaman bunun senin pasaklı çocuk olduğun için edildiğini düşünüyordum. Sonradan öğrenecektim ki, ermeni olduğunuz için, annem baba-evlat sizin kap-kaşık'ınızı ayrı tutuyor, ayrı yıkayıp - toplarmış. Hatta, bunu baban biliyormuş ve gönlünce olmasa da, işi geçtiği için ermeni kurnazlığıyla gülerek karşılıyormuş. 2 defa annen da bize geldi, demek rahmetli annemin işi biraz daha arttı. Bu kez 3 nahoş qab- kaşığını ayrı tutup, ayrı yıkayıp - toplayıp. Söz ki, sizin pislik, rezil olmanızdan düştü, duyduğuma göre tamahı tutamayıp sizin kadınlarla bir yatağa giren Azerbaycan erkekleri sonradan temizliğe çıkmak, paklaşmaq için farklı farklı araçlara el atarlarmış. Demek ki, tüm durumlarda siz haram ve pisliksiniz.

Vazgen, rahmetli babam lanetlik babana horozun irisini, kuzu'nun şişmanını kesiyordu, ermeni de olsa, misafirdi, senetkardı, üstadı diyordu. Annem lokmanın büyüğünü ve yağlısını sana çekiyordu. Burnundan gelsin besleme tattın o güzel nimetlerden. E, köpəkoğlu, siz çok kinik toplumsunuz, bunu kuşkusuz ki, biliyorsun. Şarkılarımızı dinleyip dediniz bizimdi, balaban'ın hazin sesini dinleyip benimsemek istediniz, dadlı- tuzlu yemeklerimizi zehirlenip adınıza çıktınız, cennet topraklarımızda gezip - dolanıp "bizim" söylediniz. Görüyorsun, hem de sizin inanç ve niyetiniz de haramdı. Vazgen, senin cahil toplumunun Hocalı'da, Laçin, Kelbecer ve diğer yurt yerlerimizde törətdyi vahşetten sonra, senden adamlık- falan beklemeye değmez.

Ancak azerilerin içinde çok oldun, ekmeğini yiyip, suyunu içtin (yine burnundan gelsin). Belki annenin rahmine de bizimkiler tarafından hırsızlık düştün, bu nedenle de zerre kişiliğinin olduğunu düşündüm. Vazgen, benim evim de İsmail kişinin, dostlarım Müşfik'in, Talihin evi gibi girovdu. E, köpəkoğlu, babana para verip yaptırdığımız evimizi getir ver bana. Birkaç yıllardan ben "arıma sığınıp" evimi istemiyorum. Peki, sen neden bu kadar küstah, alçaklık, ermənilik ediyorsun?

Çünkü, yerimi biliyorsun. Bakü'de, Gence'de, Sumgayıt'ta, Lənkarandayım. Getir evimi ver, toprağımı ver. Arada öyle inciyor, küsüyorum senden. Darılmayım belki, küsmeyim belki?!. Çocukların anlattığına göre, bir zamanlar size armağan ettiğimiz Erivandan Laçin'e, Kelbecere yol çiziyorsunuz. Abadlıq- inşaat işleri yapıyorsunuz. Yoksa topraklarımıza sahip çıkmak istiyorsanız? Yoksa, yoksa… Peki, açlıktan ölüyoruz diyorsunuz. Demek ki, yalan konuşuyorsunuz. Henüz duydum, Kelbecer'in bin derde derman olan İstisuyunu Gürcistan'da başka isimle satdır'ıyorsunuz. Ay şerefsiz, bu hareketiniz çok xətir'ıma çarptı, en çok.

Vazgen, benim işim sənnəndi. Sen çok beyaz öyleydin. Ne komşuluğu derdim alıyorsun, ne de yediğin ekmeği haqqı- saya düşürüyorsun. Ne de yıllar önce bizde gördüğün saygıyı kandın. Gerçekten sen cahil, namert ve nankör bir toplumun temsilcisisin. Bacaklarını kıracağım, 26 yıldır evimi elimden aldın, çocukluk ve gençlik anılarım beni şimdi tara şəkir, getir evimi ver. Artık dayanım -zad denilen şey bende kalmadı. Bu, belki yaşnan da bağlıdı. Onu da dikkatine sunarım ki, sadece ben evimi istemiyorum, laçınlı, kubatlı, zengilanlı, genel karabağlılar da artık ev - eşiklerini istiyor. Henüz bu harasıdı, göyçeli, zengezur, genel olarak batı'yı azeriler de öz yurtlarına dönmeye kesin kararlı. Önde gelenlerine de ilet, artık sizin ordan ret olmalı, bizim ise oraya dönmek vaxtımızdı. Ben yine büyük bir milletin temsilcisi olarak seni haberdar etmeyi kendime borç bildim. Peki, ekmek kestik. Neyse, daha çok şeyleri söylemiyorum. AGİT'TEN, BM'DEN, İran'dan, Rusya'dan, Fransa'dan, ayıptı düşünüyorum. 
Vazgen, sana selam düşmediği gibi, sağol da hiç düşmüyor. Onun için yazıma doğrudan nokta koydum.

Namiq Delidağlı,
Azerbaycan

YORUM EKLE