28.04.2017, 11:56 612

KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK

Mustafa Kemal Atatürk’ü kendisinden sonra gelen liderlerden ayıran en önemli unsur, kanaatimce yenilikçiliğidir.

I.Dünya Savaşının acıları içinde pişmiş bir bünye ile yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün elinde gayet organize bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bizler Atatürk devrimlerini ekonomik kalkınma planlarından önce Hukuki devrimlerle tanımalıyız. İşin gerçeği budur, yeni anayasa, seçme seçilme hakkı gibi birçok yenilik hukuk anlamında atılmış cesur adımlardır. Savaşın hukuksuzluğu, acı ve gözyaşı, savaş sonrasının hukuk düzenini kurma yolunda Atatürk’e yardımcı olmuştur.

II. Dünya Savaşını’na girmemekle belki yeni bir savaşın ağır darbelerini yemekten kurtulmuş olduk ama savaşın acı tecrübelerinden istifade imkânımız da olmadı. Atatürk’ten sonra gelen liderlerin fikri açıdan bir ürün ortaya koyamamasını ancak bu şekilde yorumlayabiliriz. Atatürk’ten sonra gelişen siyaset, sistem üzerinden değil liderler üzerinden yürüdü. Merhum Alparslan Türkeş (Dokuz Işık) ve merhum Necmettin Erbakan’ı (Milli Görüş) saymazsak, doktrin anlamında Demirel, Ecevit, Özal, Çiller ve Mesut Yılmaz’ı sadece ismen hatıralarımızda yer almaktadır.

Almanya, Fransa, Belçika, İngiltere, İrlanda, İtalya, Portekiz, Romanya ve Yunanistan, deyim yerinde ise I. Dünya Savaşı’nın dayağını Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte yiyen, günümüz Avrupa Birliği üyesi ülkelerdir.

II. Dünya savaşında ise bugünün Avrupa Birliği üyesi olan Almanya, İngiltere, İtalya, Romanya, Fransa, Bulgaristan, Finlandiya, Polonya, Slovakya, Yunanistan, Norveç, Hollanda, Belçika, Yugoslavya’nın dağılmasından ortaya çıkan ülkeler, 6-7 yıl süren ağır savaşın dayağını tekrar yediler.

Çiçero’nun da dediği gibi “savaş, barış için yapılır.” Günümüz Avrupa Birliği üye ülkeleri II. Dünya Savaşı’nın üzerinden henüz on yıl geçmesine rağmen yaşadıkları travmadan kurtulup bir daha savaş yaşamamak için iç ve dış barışı tesis yolunda birçok hukuki yeniliğe adım atmışlardır. Bugün Avrupa’da oturmuş olan hukuk sistemi, iki dünya savaşının kazanımından başka bir şey değildir ve takdire şayandır. 

Atatürk “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” felsefesini çok önceden sağlam zemine oturtmuştu.

Atatürk’ün çizdiği ilkeyi, slogandan öteye taşıyamadığımızı, iç ve dış birçok olayla ne yazık ki gördük. Pkk terörü, 60 ve 80 darbeleri, Irak ve Suriye topraklarındaki mücadelelerimiz, Ermeni sorunu, sayılabilecek başlıca meselelerdir ve hala kanayan yaradır.

En basit anlatımla örneklendirelim;

Kolumuzda yüzyıllık bir markaya ait saat taşıdığınızı düşünün ve saniye şaşmamasını, görüntüdeki akrep ve yelkovana bakarak dillendirin. Ama saatin içerisindeki çarklardan ve yaylardan yani sistemden bihaber yaşayın.

Bizler sürekli görüntüdeki liderler üzerinden yürürken, Avrupalılar, üç dört dönem önceki başbakanın adını dahi hatırlamadan sistem üzerinden yaşıyorlar.

Oturmayan sistem, adı unutulmayan liderler yaratırken, Avrupa sistemini oturtmuş fakat lider peşinde koşmamıştır.

Avrupa birliğini, özellikle Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz gibi liderlerle sadece ve sadece parasal anlamda tanıyabildik. Hukuksal anlamda ilk çalışmalar Milenyumdan sonra atılan adımlarla ortaya çıktı. Çalışmaların neticesini 2004 yılında alarak, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından, siyasi denetim dışına çıkarılarak ödüllendirildik.

Birkaç gün önce AKPM’nin aldığı bir kararla bir ilk yaşandı ve Türkiye 2004 yılı öncesindeki çizgiye çekilerek tekrar “siyasi denetim altına alma” kararı verdi.

Gün, “krizi fırsata çevirme” günüdür.

Kabulü zor görünse bile süreci iyi değerlendirmek ve olayı iç siyaset malzemesi yapma hatasına düşmeden yola devam etmeliyiz.

Alınan karardaki haklılık payı üzerinden yola çıkılarak, 2004 yılına dönüp yapılması gerekenler üzerine bilimsel anlamda çalışma yürütmeliyiz.

O yıllara ait zihnimde kalan olayları hatırlamaya çalıştığımda; belediye başkanlarımızın, hangi dine mensup olduğuna bakmadan, ister kilise ister sinagogdan kalksın her cenaze töreninde hazır bulunup siyasi hayatın birleştiricilik esasına dayandırılarak yürütüldüğü günleri hatırlıyorum. Her türlü ayrımcılıktan uzak, el ele vermiş ülke görünümü, bizi Avrupa Birliği kapısına yaklaştırmıştı.

Bugün, kin ve nefret cümleleri kurmadan eleştirilere sağduyu ile yaklaşarak neler yapılabileceği üzerine kafa yorma günüdür.

Unutmayalım ki, hâlihazırdaki Dışişleri Bakanımız Sayın Çavuşoğlu, yakın zamana kadar AKPM’ne başkanlık yapıyordu. Siyasi art niyet olsa, o makama bir Türk getirilmezdi.

Bugün, varsa hatalardan ders çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetini hak ettiği saygın seviyeye çıkarma günüdür. Saygılarımla.  

   

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25