REFERANDUM: GÜVENSİZLİK, YALAN VE HİLE


Prof.Dr.Mustafa Özdemir

Prof.Dr.Mustafa Özdemir

24 Nisan 2017, 00:06

2004-2009 Yılları arasında güven durumu incelenmiş, bilimsel bir formülle 2016 yılında açıklanmıştır. Bunun bilim dünyasındaki adı “Güven Endeksi”dir. Yani insanların yüzde kaçı birbirine güveniyor? Bu sorunun cevabı 117 ülke için araştırılmıştır. Bu endeksi bir sivil toplum kuruluşu olan Dünya Değerler Taraması( World Values Survey) hazırlıyor. Tespit edilen parametrelere göre en yüksek puanı Norveç halkı alıyor: 148- İsveç: 134,5- Danimarka: 131,9-Çin: 120,9 olarak veriliyor. Bunlar ilgili halkların % 95’ten fazlasının birbirine güvendiğini gösteriyor. Türkiye sondan üçüncü sırada ve puanı: 10,2. Bu da o formüle göre halkımızın %95’inin birbirine güvenmediğini gösteriyor(ALT AKIL: APTALLAR VE DİKTATÖRLER 2017 Panama Yayınları).


2017 yılında Türkiye için bu oranın daha da kötü olduğunu veriler gösteriyor. Dünya’nın en ünlü iktisatçı ve sosyologları halkın fertlerinin birbirine güvenmesini çok önemsiyor. Zira ortak akıl kullanmak için güven şarttır.  Güven olmazsa insan sermayesine bağlı olan kalkınmanın mümkün olmadığı ortaya çıkmaktadır.


Güvenin tesisi için toplumda yalan söylenmemesi, hile yapılmaması, dürüstlüğün mutlaka halk karakteri haline getirilmesi gerekmektedir. Kanun, kural, etik ve ahlak hakimiyeti olmadan kalkınma asla olamaz. Bu ilkelere uymayan ülkeler geri kalmaya mahkumdur. Bu ilkeleri oturtamayan bir yönetimin kalkınma, teknolojide ilerleme, “uçma”, “koşma” gibi laflarla halkı kandırması komik bir gevezelikten başka bir şey değildir.
DİYANETİN GİRİŞİMİ


Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı 2017 yılını “Güven Yılı” ilan etti. Kutlu Doğum Haftasından itibaren bu konu cami cemaati ve halkımıza anlatılacak. Bu çok hayırlı bir girişimdir. Ancak eğer bu eğitim devleti yönetenlere verilmezse hiçbir etkisi olamaz. Zira siyasi parti ileri gelenleri başta olmak üzere kanun tanımayanlar, yalan söyleyenler, etik davranmayanlar, ahlaken çökmüş olanlar devleti yönetenlerdir. Din görevlileri ikiye iki görüşmelerimizde bunu itiraf ediyorlar. Ancak böyle bir durumu hutbeler ve vaazlarda anlatamıyorlar. Her din görevlisi Kabataş Yalanı ismi ile meşhur olan ve “camide içki içildi” yalanına yalancı şahitliği yapmayan imam ve müezzinin başına neler geldiğini biliyor. Bu da devletten maaş aldıkları için, İslam’ın doğrusuna değil, devlet veya hükümetin her türlü İslam dışı uygulamasına evet denilmesine sebep oluyor. Kur’anın sadece lafzı kalıyor. Uygulaması şekilden ibaret oluyor.


REFERANDUMDA NE OLDU?


Referandumda güven sıfıra indi. YSK kanunları çiğnedi. Yani tepedekiler YSK’ya kanun,etik, ahlak, dürüstlük ve benzeri tüm değerleri sıfırlattı. İddiaya göre 2,5 milyon geçersiz oy evet hanesine yazıldı. Bu derece çok olmasa bile güven öylesine sıfırlanmış ki, tam doğru sonuç alınsa bile kimse kabul etmiyor.


GÜVENİN ZEHİRLERİ:


GÜVENİN ZEHİRLERİ, YALAN, HİLE VE DÜRÜSTLÜKTEN UZAKLAŞMAK GİBİ OLUMSUZ DEĞERLERDİR. BU NEGATİF DEĞERLERLE MÜCEHHEZ OLMAYAN TEK YÖNETİCİ VAR MIDIR? VARSA BİRİSİ BANA ADLARINI VERSİN.


KISACA KANDIRMA İLE, GÜVENİ SIFIRLAMAK İLE, KANUNLARI, AHLAKİ DEĞERLERİ SIFIRLAMAK İLE VE BENZERLERİ İLE HİÇ BİR ÜLKE İLERİ GİDEMEZ.


TÜRKİYE GERİYE GİTMEK DURUMUNDADIR. BENİM GİBİ BİR GARİP VATANDAŞI YANILTSINLAR. BİLİMİN YANILAMYACAĞINI BİLİYORUM. ÇÜNKÜ BİLİM BÖYLE DİYOR!!! TÜRKİYE 200 YIL GERİYE GİTMİŞTİR!! X
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.