13.09.2021, 17:03

Âşık Kemâlî Bülbül'den Bir Şiir: Aslım Topraktan

Âşık Kemâlî Bülbül; 23 Eylül 2012 tarihinde ardamızdan ayrıldı.

2021’de, O’nun ölümünün 9. yılındayız.

Günler, aylar, yıllar su gibi akıp gidiyor!. İster hayatta olunsun, ister ahirete intikal edilsin, bu, böyledir!. Hepsi sayılı!..

Daha önceki yazılarımdan birinde, O’nun hakkında şöyle demiştim: “Âşık Kemâlî Bülbül, küçük yaşlarından beri, büyük sıkıntılarına rağmen kendini âşıklığa hasretmiş; sesini, bütün Türkiye’ye duyurabilmiş doğma büyüme Samsunlu olan, Samsun’un ilk “kalem Şûrası'ndandır, ilk ‘söz ehli âşığı’ dır. Anadolu’nun. Karadeniz'in Samsun'un gür sesidir.”

İlk kitabı olan Kırık Sesler adlı kitabını, 1946 yılında, henüz 18 yaşındayken yayınlamıştır. 1946’lı yılları düşünmek lâzımdır!.. Genç Âşık Kemâlî’nin imkânsızlıklarını, mahrumiyetlerini düşünmek lâzımdır!.. Kolay iş değil!..

Sonraki yıllarda Türk Çocuklarına Ahlâkî Öğütler (1949), Güzel İstanbul’dan İlhamlar (1950), Kore Destanı (1950), Kıbrıs Destanları (1975), Seçim Taşlamaları(1965), Nerdeyim? (1984), Yılları Yendim (1990), Hayatım Şiir (1997), Şiirlerle Atatürk, Cumhuriyet, Demokrasi (1998), Cumhuriyet Güzellemesi (1999) ve Memleket Diye Diye (2003) adlı kitaplarını neşretmiştir.

Bu yazımda, 9. vefat yıldönümü münasebetiyle, “Aslım Topraktan” başlıklı şiirinden söz etmek istiyorum.

İlk bakışta, Âşık Veysel’in: “Benim sâdık yârim kara topraktır” mısrâsını hatırlatan “Aslım Topraktan” şiiri, 6+5=11’li hece vezniyle yazılmıştır ve altı Kıta'dır.

Bu; O’nun, köy çocuğu olmasının yâni toprağa bağlı bir şekilde hayata başlamasının ötesinde bir mâna taşımaktadır. Öyleyse; işin, maddî cephesi yanında; bir de, mânevî tarafı vardır ki, bunu, şiirinin daha ilk kıt’asında şöyle ifade ediyor:

“Bana alkış tutup mağrur etmeyin

Aslım topraktandır, toprak olacak.

Ölünce bedeni umur etmeyin

Aslım topraktandır, toprak olacak.”

Burada, dünyevî hâllerden sıyrılma emârelerini görmekteyiz. “Alkış” ve “mağrur etmek” gibi, insan nefsinin arzuladığı hâllerden uzaklaşma/kurtulma ifadesi bulunmaktadır.

“Toprak”; elbette ki, bütün canlıların yaşaması için zarûrî olan şartlardan biridir. Bu; maddî hâlin devamı içindir. Ancak; işin içinde “varoluş” ve “ölüm” olunca, Âşık’ın inanç/îmân dünyâsına nüfûz edebiliyoruz.

Diyor ki:

“Çekilen besmele asıl sermâyem

Anama babama evlâtlık pâyem

İnsanlığa hizmet gayretim gâyem

Aslım topraktandır, toprak olacak.

Cenâb-ı Allah’ın emriyle geldim

O’nun varlığıyla kalktım yüceldim

Eskiden genç idim, şimdi kocaldım

Aslım topraktandır, toprak olacak.”

Âşık; niyetini alenîleştirmiştir:  “Sermâye”si, “evlâtlık pâye”si ve yaradılış “gaayesi” ile, yaratılışından îtibâren geldiği son hâli dile getirir. Şâir, artık, “kocaldım” demektedir. Hayatın bütün yükü omuzlarındadır.

Ancak, bu ömrün, saniye saniye idrakindedir. Yaşadığı her saniye, şuûraltında, derin izler bırakmıştır:

“Eli boş yaşadım gerisi meçhul

Doğan ölecektir, değişmez usûl

Misâl isterseniz Hazret-i Resûl

Aslım topraktandır, toprak olacak.”

Burada, Necip Fâzıl’ın;

“Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber..

Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber?..” (1977)

Beytini hatırlıyoruz. Zîrâ; “Hazret-i Resûl”, misâl ötesinde/üstünde, numûne-i imtisâl’dir!..

Âşık; bâzı mukayeselere girişerek zihin faaliyetlerine girişir. O’na göre; her şey apaçıktır.

Nedir bu? “Hamurum balçıktır elmas olamam!” diye ifade ettiği’dir.

“Sultan Süleyman’a kıyas olamam

Nuh Peygamber yâhut Hızır olamam

Hamurum balçıktır elmas olamam

Aslım topraktandır, toprak olacak.”

Âşık Kemâlî Bülbül; şiirinin son kıt ’asında, son arzusunu, belki de vasiyetini şu mısrâlarla ortaya koyar:

“Âşık Kemâlî’yim, Samsun’dur ilim

Kavak’ta büyüdüm ilde değilim.

Doğduğum köyedir kabir meyilim

Aslım topraktandır toprak olacak.”

Âşık Kemâlî Bülbül ile, ömrünün son otuz yılında, yakın dostluğumuz olmuştur. Her gün değilse bile, Samsun Taşhan’daki bürosunda, haftada bir-iki gün mutlaka buluşur, hâlleşir, şiir konuşurduk.

Şiirin altındaki kayda göre, bu şiirini, Ankara’da, 28 Ekim 1982 târihinde yazmıştır. O zamanki yaşı: 54’tür ve 84 yaşında vefât etmiştir.

İnsanın, yaşarken her istediği olmuyor ki, öldükten sonra olsun!..

”Doğduğum köyedir kabir meyilim” dese de, Samsun Kıranköy Mezarlığı’na defnolunmuştur.

Allah, rahmet etsin!..Mekânı cennet, rûhu şâd olsun!..

      

Yorumlar (0)
banner442