Alexa

8 HAZİRAN 2015 VE MHP

7 Haziran serüveni tamamlandı ve 8 Haziranda Türkiye Meclisindeki irade tablosu değişti. Millet mesajını ortaya koydu. Bu mesaj siyasi partiler kendi cephelerinde, düşünce sistematikleri içinde yoğurarak açıklamalarda bulunuluyor. Gerçekte koalisyonların başarısı milletin talepleriyle siyasi partilerin düşünce sistematiklerinin optimum noktada buluşmasına bağlıdır. Milletin isteği bir tarafa konup sadece partilerin istekleri öne alınırsa seçimin anlamı olmaz, ayrıca kamuoyunda ‘hükümetsiz kalınmasın’ diye oluşturulan algıya karşılık partiler düşüncelerinden dolayı kendine oy veren seçmenin doğurduğu sorumlulukları da göz ardı etmemelidir.

Millet seçimlerde AKP’yi sınırda tutmuşsa bir sebebi var demektir. AKP’ye bazı uygulamalarından vazgeçmesi mesajını vermiştir. Bu mesaj Başkanlık sistemini kabul etmediğini parlementer sisteme göre Cumhurbaşkanlığının konuşlandırılmasını ve yolsuzluk dosyasından da rahatsız olduğu mesajı vermiştir. AKP nin bunları görüp koalisyon görüşme masasına oturması gerekir. Yoksa halkın vermek istediği seçim mesajının bir anlamı kalmaz. AKP bu koalisyonda ana parti olmasından dolayı üzerine büyük sorumluluk düşmektedir.

Türkiye nin en önemli sorunu nedir diye sorulunca; Ekonomi, Güneydoğu meselesi, İşsizlik, sınırlarındaki problemler ve bunların en başında yolsuzluk dosyası gelir. Bu konular her siyasi parti için çok önemlidir. Bu konulara müdahale edilmezse güneydeki kürt devleti kuzeye sirayet etmez mi? Sınır komşumuz Suriye den gelenlerin artık vatanlarını korumaları lazım iken her geçen gün ülkemizde çoğalmaları ne kadar doğru? Türkmenlerin biran önce bölgelerinde güçlendirilmesi gibi konuların koalisyon masasında görüşülmesi ön planda olması gerekir.

Bu hususta MHP’ninde kendine has bir duruşu, 46 yıllık parti geleneği ve görüşlerinden dolayı ilkeli ve istikrarlı bir tablosu vardır. Kabaca bakılırsa ülkenin bölünmez bütünlüğü üniter yapısının devamı onun için her şeyden önemlidir. Yani güvenlik her konudan daha önceliklidir. Güvenlik konusunda gösterilecek zafiyetlerin diğer konularla (ekonomi gibi) yapılabileceklerle telafi olunmayacağı düşünmektedir. Hal böyle olunca çözüm süreci mantığını kabul etmemektedir. Bu uzlaşı göz ardı edilecek konu değildir. MHP son günlerde uzlaşmayı zora sokan parti konumuna getirilmektedir. Oysaki MHP diğer partilerin sonradan söylediğini önce söylemekten başka bir şey yapmamaktadır. Şimdi düşünelim 99’da idam kararı kalkmasaydı veya terör faaliyetlerinde uygulamaya geçilecek maddesi çalıştırılsaydı acaba son 15 yılda terör bu noktaya mı gelinirdi. Bunun için dış mihraklar ve içerde MHP dışındakiler bir olup idam kaldırdı.

Siyaseten vatandaş bu seçimde muhalefet görevini vermiştir. MHP duruşunu bu noktada belirleyerek ülkesine daha iyi hizmet edeceğini düşünmektedir. Şu anda ülke selameti için güçlü bir muhalefete de ihtiyaç vardır. Yaklaşık 40 gündür MHP, net tavırları ile sert bir profil çizmektedir. Fakat bunun ülkenin menfaati için yapılan ileri görüşlülüğün bir izdüşümü olduğu unutulmamalıdır Yine devletin ve milletin bekasını için AKP’lilerden dışarda CHP-MHP azınlık hükümetini destekle dense AKP seçmenine ne der. Bu şimdi den AKP’nin azınlık hükümetine destek istemesi gibidir. Ancak HDP’nin Pkk ile olan ilişkisini hali hazırda devam ettiğini düşünen MHP , bu düşünce doğrultusunda gerekirse AKP-CHP koalisyonunu da desteklemektedir. Çünkü PKK’nın gerek Suriye’de gerek Türkiye’de problem yaratma olasılığı ve kamuoyuna gelecek dönemde ülkenin başına türlü sıkıntılar açabilme ihtimali vardır. Çözüm sürecinin büyük bir tehlikeye neden olacağını ön gören MHP, bu sorunun HDP ve PKK düşüncesi doğrultusunda gelişmesini engellemek ve Güneydoğu ,Irak ve Suriye gelişmelerin Türkiye ye zarar vermemesi için, üniter birliğimizin anayasada teminat altına alınmasını uygun görmektedir.

 Biz ülke sınırları içinde bu konulara yoğunlaşırken dünya ticaretinin büyük kısmını yürüten 43000 uluslararası şirket vardır. Bu şirketlerin 1130 tanesi uluslararası şirkete bağlı durumda. Bunların %70 i ulusal olmayan şirketlere ait. Yani dünya ticaretini yönlendiren 147 şirket kontrol merkezi durumundadır. Bu gücün orta doğudaki ve Türkiye’deki düşünce ve planlarını, yönlendirdiği ülkeleri iyi düşünerek önlem ve hamleler yapılmalıdır. Bilim, teknoloji ve sanayide dünyadan geri kalınmamalıdır. Nano teknolojiden ve uzayda 500 Milyon yıldız topluluğunda bahsediliyor. Eskiden bir galaksiden bahsedilirken şimdi 500 milyon galaksiden bahsediliyor. Son 300 yılda dünyadaki bilim gerçekleri değişmiştir. Bilginin belkide kontolsüz güç olduğu dünyada ayakları yere iyi basmak gerekir.

Bu ülke sınırlarını korumak zorundadır. Üniter yapısını korumak zorundadır. Bu ülke su gibi cömert toprak gibi tevazuya sahip ipeğe sarılmış çelik gibide sert olabilmelidir. Ayakları kaydıranları seyredip ayağı kaydırılanlar olmamalıyız. MHP gündemi yorumlamaktansa gündemi yönlendirme konumuna gelmek zorundadır. Türkiye’nin buna ihtiyacı vardır. MHP bunları düşünürken kendisini de iktidara hazırlamaktadır.

YORUM EKLE