08.03.2019, 21:57 903

Cinsiyetçilik-1 (Kadın Olmak)

Cinsiyetçilik Nedir?

Cinsiyet, kişilerin doğduğu anda biyolojik, anatomik bazı farklılıklar ile ‘kadın ve erkek’ olarak adlandırılmasıdır (‘’doğumda atanan cinsiyet’’). Toplumsal cinsiyet kavramı ise bireylere cinsiyetlerinden dolayı uygun görülen rolleri, bazı beklenti ve sorumlulukları kapsar. Bu kalıplar ataerkil sistem içerisinde oluşmuşlardır, dolayısıyla erkek egemen bir anlayış barındırırlar. ‘Cinsiyetçilik’ dediğimizde ilk akla gelen bir cinsiyetin diğerinden daha üstün olduğunu savunmaktır, bu düşmanca cinsiyetçiliktir. Ancak eşitsizlik her zaman bu kadar açık bir şekilde olmayabilir. Cinsiyetçiliğin bir de korumacı cinsiyetçilik boyutu vardır. Kadınların daha ince, narin, nazik olduğu ve erkekler tarafından koruyup kollanması gerektiği şeklinde ya da yüceltme şeklinde olabilir(Kadınlar daha ahlaklı, sadık, düşünceli gibi). Korumacı cinsiyetçilik görünürde çok zararlı olmasa da, kadınlara değer veriliyor gibi görünüp bazı durumlarda konforlu bir ortam yaratsa da sonu yine aynı yere çıkıyor: ‘’Kadınlar güçsüzdür’’. Bu ‘iyi niyetli’ cinsiyetçilik kadına yönelik geleneksel bakışı ve erkek üstünlüğünü sinsice desteklemektedir.

Cinsiyetçilik dilde başlar. Günlük hayatta belki de hiç farkında olmadan söylediğiniz, ‘sadece şaka’ diye gülüp geçtiğinizi düşündüğünüz sözler cinsiyetçiliği beslemektedir. Kadın bedenini aşağılayan küfürler, toplumsal cinsiyet rol ve kalıplarını destekleyen atasözleri/deyimler, günlük dil içerisinde bir şeyin en düzgün hali için kullanılan ‘adam gibi’ sözü, bir erkek bireye hakaret etmek ve küçümsemek için söylenen ‘kadınsılaştırma’ sözleri bunlara örnektir. Futbol maçlarında tecavüz içerikli, kadın bedenini aşağılayan söylemlere sürekli maruz kalıyoruz. Haber dili ve servis ediliş şekli de zaman zaman cinsiyetçi içerikler barındırabiliyor. Örneğin trafik kazası haberlerinde sürücü kadın olduğunda cinsiyetini özellikle belirtmek ‘Kadınlar araba kullanamaz’ genellemesini desteklemektedir. Dizilerde ve televizyon programlarında kadın-erkek ayrımı ve cinsiyetlere yüklenen kalıplar sürekli işlenmekte ve cinsiyetçilik desteklenmektedir.

Kadınların duygusal, kırılgan, korkak, narin, kibar, temiz, düzenli olduğuna ve olması gerektiğine dair genellemelerle sürekli karşılaşırız.  Ayrıca çok konuştukları, sürekli dedikodu yaptıkları, birbirlerini çekemedikleri, sinsi oldukları, bilim, ekonomi, futbol, araba gibi konulardan anlamadıkları iddia edilir. Kişiden kişiye farklılık gösteren bu durumları (kişisel özellik ve ilgi alanları) bir cinsiyete genellemek ne kadar doğrudur?

Duyguların ve Davranışların Cinsiyeti

Kadınların duyguları erkeklerden daha yoğun yaşadığı söylenir ve bununla beraber duygu ifadeleri de genelde ciddiye alınmaz. Örneğin, karşı tarafın düşüncesiz davrandığı bir durum da olsa yine kadının gereksiz abarttığı, ‘’trip attığı’’ düşünülür. Kadınların öfkelenmesi durumunda ‘’Özel gününde misin? Menopoza mı girdin?’’ gibi sorular ile haklı öfkesi ciddiye alınmaz. Ağlamak, korkmak, kaygılanmak, alınganlık kadınlar için daha normal kabul edilse de, bütün kadınlara genellenir ve kadınların abartılı şekilde yaşadığı iddia edilir.

Giyiminiz çok sade olursa, kibar ve kırılgan olmazsanız, evdeki işleri sevmiyorsanız, genelde makyaj yapmıyorsanız, kendinizi ve kariyerinizi önemsiyorsanız, biraz futbolla ilgileniyorsanız, hatta birisi sorduğunda çantanızda ıslak mendil ya da peçete yoksa bile yeterince ‘kadın’ olmadığınız düşünülebilir. Sizin için belirlenen kalıpların dışına çıktığınız anda ‘erkeksi’leştiğiniz ima edilir. Dışlanmaya ve sözel baskıya maruz kalırsınız.

‘’Ama kadınlar da böyle’’ diyebilirsiniz.  Çünkü böyle yetiştiriliyoruz. Çocukluğumuzdan itibaren oynadığımız oyunlar, oyuncaklarımız, yakınımızda bize model olan yetişkin insanların söz ve davranışları, yukarıda bahsettiğimiz günlük hayatta sıkça yapılan genellemeler, örtük ve açık ‘nasıl olmamız ve olmamamız gerektiğiyle ilgili’ mesajlar ve hayatın her yerinde karşılaştığımız cinsiyetçi söylemler bizleri şekillendiriyor. Sorgulayamadan tek tip kadın ve erkekler oluyoruz ve çoğu insan bu durumun farkında bile değil.

Cinsiyetçi Yaklaşım Nelere Sebep Oluyor?

  • ‘Kadın olmak’ maalesef sürekli hizmet etmek, geri planda kalmak anlamına geliyor ve kadınlar sosyal hayata tam ve özgür bir katılım sağlayamıyorlar.
  • Kız çocuklarına ‘düzgün’ oturup kalkması telkin edilirken erkek çocukları çıplak geziyor, kız çocukları annelerine ev işlerinde yardım ederken erkekler oyun oynuyor. Kadınlar sosyal kısıtlamayla çocuk yaşta tanışıyorlar ve ergenliğe girdikleri dönemde bu kısıtlanma iyice artıyor. (Kız arkadaşlarınızın artık oyunlar oynayıp koşamadıklarını, beden eğitimi derslerinde kenarda oturduklarını hatırlarsınız.) Yetişkin bir kadın olduğunuzda da istediğiniz saatte, istediğiniz şekilde dışarı çıkamıyorsunuz.
  • Kadınlardan hem sürekli güzel ve bakımlı görünmesi istenirken hem de çok dikkat çekmemesi bekleniyor.
  • Kadınlar belirlenmiş ‘güzellik’ standartları yüzünden kozmetik ürünlere sürekli para harcamakta, estetik ameliyat mecburiyeti hissetmekte, bedeniyle ilgili psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Buradaki problem güzel ve bakımlı görünmek değildir, bunun sadece kadınlar için bir mecburiyete dönüşmesi cinsiyet ayrımıdır.
  • Cinsellik konusunda yetersiz bilgi ve kadınlara bu konuda yapılan baskılar yüzünden kadınlarda cinsel işlev bozuklukları gelişebilmektedir.
  • Ev içerisindeki ücretsiz kadın emeği yok sayılmaktadır. Kadınlar çalışıyor olsalar da evdeki işler yine onların sorumluluğunda olmaktadır.
  • Kadınların bazı meslek gruplarına uygun olmadığı düşünülür. Yüksek mevkilerde kadın çalışan tercih edilmez. Eğer bir kadın alanında yükselmeyi başarırsa oraya nasıl ulaştığıyla ilgili çirkin yakıştırmalar yapılır.
  • Çocuk bakımı tamamen kadınların görevi olarak algılanmaktadır.
  • Kadınların her şeyden önce iyi bir eş ve anne olması beklenmektedir. Kendisini değil sürekli başkalarını düşünmesi, fedakar olması gerekmektedir. Kariyerine devam etmek isteyen kadınların ‘evde kalacağı’, evliyse de eşini ve çocuklarını ihmal ettiği söylenir ve kadınlar suçlanır.
  • Kadınların araba kullanamadığı şeklindeki ifadeler yüzünden kadınlar trafikte hakaretlere maruz kalmakta, taciz edilmektedir. Eğer yanında erkek varsa arabayı kullanma önceliği onda olmaktadır.
  • Kadınların erkeklere ‘emanet’ olduğu, korunup kollanması gerektiği fikirlerinden dolayı erkekler kadınlar üzerinde söz hakkı olduğunu düşünür. Kız arkadaşının/eşinin giyimine, dışarı çıkmasına, görüşeceği insanlara karışmak onu çok sevmek ve korumak değildir. Bunun adı flört şiddetidir.
  • Cinsiyetçilik tacize, tecavüze, kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine zemin hazırlamaktadır ve bu olaylarda bile yine mağdur olan kadınlar suçlanmaktadır.

Kadınlara bugün çiçekler dağıtılıp, cinsiyetçilik yarın kaldığı yerden devam edecekse bugünün hiçbir anlamı yok demektir. Kadınlar çiçek değil eşitlik istiyor. Bireysel olarak bize düşen cinsiyetçi söz ve davranışların bilincinde olmak ve bunlardan kaçınmaktır.

8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun!

Yorumlar (11)
anonim 1 yıl önce
çok güzel olmuş ellerinize sağlık. bir dahaki yazınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Başak 1 yıl önce
Ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş..
Zeynep Erkan 1 yıl önce
İnternette böyle özgün içerikler görmek ne güzel. Kadınlar gününüz kutlu olsun.
İrem Çakmak 1 yıl önce
Her kadının birey olduğu her yönüyle anlatılmış bu yazıda
Arwen 1 yıl önce
Harika bi yazı olmuş ellerinize sağlık
gizem 1 yıl önce
her şey çok net anlatılmış, iyi yazı elinize sağlık
gizemli 1 yıl önce
merhaba yazınız beni büyüledi iyi aksamlar
Aslı Şenel 1 yıl önce
Harika bir yazı başarılarınızın devamını dilerim kadınlar gününüz kutlu olsun
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24