18.07.2020, 20:17 38

Cliffort Geertz neyi başardı?

1926-2006 arasında 80 yıllık hayatının 60 yılını Endonezya ve Fas üzerine araştırmalara harcayan bir anıt adam. Amerikalı insanbilimci Cliffort Geertz; okudukça okutan düşündükçe düşündürten bir Amerikalı olarak bizi çok etkiledi. Artak o; ayağımıza kadar onbinlerce kilometre uzaktaki dindşlarımızın adeta ruhunu okumuş bir klasiktir.

2000 yılı basımı önsözünde “tümünü on yıl kadar önce, efsaneleştirilmiş altmışlı yılların başlarında kaleme aldığım makaleler” diye nitelendirdiği eserinde bazı makaleler birkaç yıl sahada çalıştığı Endonezya’yı konu alıyordu. Meaning and Culture (Anlam ve Kültür) adını vermeyi düşündüğü esere Basic Books’taki editörü ve makaleleri derleme fikrini de ilk dile getiren kişi olan merhum Martin Kessler haklı olarak bundan pek hoşlanmadı. Bu durumu şöyle izah eder: “Yoğun Betimleme: Yorumsal Bir Kültür Kuramına Doğru” başlıklı bölümü oluşturdu; bu arada da hem bir bakış açısı hem de o zamandan beridir koruduğu bir sloganı keşfetmiş oldum.”

Düzeni bozulan bir Cava cenaze töreni, Bali halkının zaman ve kimlik kavramları, gölge oyunları ya da Hindu gelenekleri ve elbette, horoz dövüşü üzerinden hayvanlar yoluyla yansıtılan “statü rekabetinin” kendine özgü melodramına ilişkin görüşlerini ve gözlemlerini açıklar. Esasında söz konusu olan somut olarak söylemek gerekirse bir yoksulluk dramının Endonezler tarafından yazılmış felsefi öyküsünün akademik olarak seslendirilmesidir.

Max Havelaar’a nedense hiç yer vermedi eserlerinde. Bir vicdanlı Felemenk’in ülkeyi 350 yıl sömürüken yaptıkları ırz düşmanlığı ve zulüm nedeniyle açlık ve kıtlıktan annelerin kendi evlatlarını yediğini yazan ve birinci elden bu zulme tanık olan Eduard Douwes Dekker’den hiç bahsetmedi. 1860’lı yılların tanam paksa denen marabacılık yasası uygulamaları bugünkü modern Hollanda’nın kanla inşaedilmiş modern demiryollarına işaret eder.

Hiçbir Felemenk o tren yolunda giderken kanla ve zulümle inşa edilmiş bir trene bindiğini düşünür mü?

“Herşeyini kendisini idare eden amirlerine sunma geleneği” bugünlerde “vatandaş “ (varganegara) arayışı içindeki ülkede pek hissedilmezse de Yogyakarta’da saray uşağı (abdi dalem) uygulaması ile “saraya hapsedildiği” mi yoksa “boğaz tokluğuna” çalışmaya mahkum yığınların durumu mu öne alınacak ikilemi içinde manzarayı gösterir. Endonezya 1860’lı yıllardaki köleliği terketmek üzeredir. Ya zamanla da tamamen terkedecek ya da başkalaşım geçirerek devam edecektir.

C.Geertz’in tespitlerine yeniden bakarak yeniden düşünelim: “Kültür konusunda Tylor türü hazır kuramlar ortaya atmanın neden olabileceği kavramsal bataklığı en belirgin kılan şey, antropolojiye yönelik oldukça iyi genel tanıtımlar arasında kalmayı sürdüren, Clyde Kluckhohn’un Mirror for Man adlı eseri. Kavrama ilişkin bölümünün neredeyse yirmi sayfasında, Kluckhohn kültürü şu biçimlerde tanımlamayı başardı: (1) “bir halkın yaşam biçiminin tamamı”, (2) “bireyin kendi grubundan elde ettiği toplumsal kalıt”, (3) “bir düşünme, hissetme ve inanma yolu”, (4) “davranıştan bir soyutlama”, (5) “antropolog açısından bir grup insanın gerçekte davranış biçimleri konusunda bir kuram”, (6) “toplu halde öğrenme için bir depo”, (7) “yeniden su yüzüne çıkan sorunlar karşısında bir ölçünleştirilmiş yönelimler seti”, (8) “öğrenilmiş davranış”, (9) “davranışın düzgüsel düzenlenişi için bir mekanizma”, (10) “hem dış çevreye hem de diğer insanlara uyum sağlamak için bir teknikler seti”, (11) “bir tarih çökeltisi”; ayrıca, belki de umutsuzluk sonucu, bir harita, bir elek, bir dizey olarak benzetmelere dönüş. Bu tür bir kuramsal dağınıklık karşısında, en azından kendi içinde tutarlılık taşıyan ve, daha önemlisi, tanımlanabilir bir görüş taşıyan, bir parça sınırlı olmasının yanı sıra tamamen de standart sayılamayacak bir kültür kavramı bile (açıkçası, Kluckhohn’un kendisinin de farkına vardığı gibi) bir gelişme sayılır.

Eklektikliğin kendi kendisini çürütmesinin nedeni, hareket etmesinin yararlı olacağı tek bir yön bulunması değil, birden çok yol bulunmasıdır: bir seçim yapma gereği ortaya çıkıyor. Benim benimsediğim ve aşağıdaki makaleler yoluyla da yararlılığım göstermeye çalıştığım kültür kavramı temel olarak göstergebilimsel bir kavram. Max Weber gibi ben de insanın kendi ördüğü anlamlılık ağında oturan bir hayvan olduğu görüşüne inanarak, kültürü bu ağların kendisi biçiminde algılıyorum; bu nedenle de kültür analizi bir yasa arayan deneysel bir bilim değil, anlam arayan yorumsal bir bilim. Benim peşinde olduğum şey, açıklığa kavuşturmak, yüzeysel anlaşılmazlıkları karşısında toplumsal ifadeleri anlamlı kılmak.”

Tekraren baktığımızda ve yeniden düşündüğümüzde Kluckhohn kültür tanımlamlarının karşılıklarını yerine yerleştirmek isteğimiz depreşti.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25