08.11.2020, 00:13

Yeni Bir Sendrom; Ülkemizde Robot İnsanlar Yaratıldı

Ülkemizde son yıllarda önemli bir sorun ortaya çıktı. Etrafımızda devşirme robot insanlar türediğini ve hatta etrafımızı sardığını gördük.  

15 Temmuz’da Fetö sonucu yaşananlar ve Adnan Oktar efendiye yapılan operasyonla bu insanlar nereden türemiş dercesine hep beraber  birlikte baktık kaldık. 

Bunlarda nerden çıktı dediğinizi duyacak gibiyim. Bunların hepsi bir gecede türemedi ya! Sistematik bir şekilde eğitildiler, piyasaya sürüldüler. 

“Gören gözler görmez oldu, duyan kulaklar duymaz oldu.” Ruhsuz, duygusuz, bir toplum olduk çıktık velhesselâm. 

Tarih boyunca tüm milletlerde bu tür oluşumlar hep oldu. Amaçları kaymaklı ranta ulaşmak. Hedeflerine ulaşmak için onların robot insanlara ihtiyaçları vardır. Robot insan yetiştirecekler özenle bezene eğiteceklerini seçerler. Robot haline getirilmiş insanların, kurtarmak istedikleri hedefleri ve sorgulamadan kabul ettikleri inançları vardır.

Kitlesel birlikte olmanın devasa gücünden gelen büyüklenme ve tehdide dayalı kibirli bir karaktere sahiptirler. Sorgulamayı unuttukları için beyinlerini başkalarına teslim etmişlerdir. 

Sorgulama kültürünün olmadığı, biata bağlı bir kitle yaratmak, yasaklar ve günahlar ile başlar.

Uyutma iki türlüdür; hem fiziksel uyutulur hem de zihinsel olarak uyutulur. Her şey gönül bağı, kerametlerin mucizesi ve güce tapınma ile başlar. İnançta tutku, sadakat aranır. Keramet ile inanılmazı yaşar. Tehdit ve korku ile sindirilir. Yeterince korkutulan insanlar otoriteye sığınır. Kendilerine bağlanan birey takip edilir, hata yaptığında enselenir, uyarılır ve korkutulur.

İdeolojileri ya da inançları adına bilinç altlarına sürekli telkinlerde bulunulur. Bu telkinlerin sık tekrarlanması, çeşitli kahramanlık öyküleri, sözde mucizevi keramet hal ve hareket öyküleri ve vaatlerin süslenmesiyle kişi hazır hale getirilir. 

Telkinlerden başka kullanılan bir yöntemde baskıdır. Fiziksel ve düşünsel baskılar da aslında negatif telkinler olarak kişinin sağlıklı düşünmesini engeller. Bu baskıların en tipiği ise, içlerinde bulundukları grubun yarattığı sosyal baskıdır. Seçilen biri, içinde bulunduğu grubun diğer üyeleri tarafından sürekli olarak uyarılır. “Sen kabul etmez isen, bir daha kimse senin yüzüne bakmaz, dışlanırsın, ailen ve senin için artık hayat şansı kalmaz. Eğer denilenleri gerçekleştirirsen kahraman olursun, ailene de iyi bakarız.”

Belirsizlikler ve saldırı altında oldukları anlatımı süreklilik kazanırsa tapınma anlam kazanır ve cesaretlenir. Görevler komut olarak tekrarlanarak, beyinde iz bırakması sağlanır. Beyine iz bırakıcı mesajlar sürekli gönderilerek görevin unutulmaması sağlanır ve hırslandırılır.

Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük gizlilik teknolojisiyle yetiştirilirler; bu gizliliğin adı tedbirdir, “gizlilik atom bombası kadar tehlikelidir, çünkü atom bombası yapabilirsiniz ama saklayamazsınız, oysa yüz binlerce biat kültürüne bağlı robotlaşmış insanı gizlemeyi rahatlıkla başarırsınız.”

Robot insanlar belirli aşamada hücresel sistemle  uygulanan temel eğitimle yaratılırlar. Önce robot insan yetiştirecek uzmanlar hazırlanır ve hazırlık eğitimi verilir. Sonra robotlaştırılır takip asla elden bırakılmaz. Çevreden fark edilmemesi sağlanır ve akabinde eyleme geçirilir. Eylem sonrası ise ya tam susturulur ya da bağları koparılır.

Unutulmamalıdır ki robot insan yetiştirilirken verilen psikolojik savaş akla değil, duygulara hitap eder. Asılsız bilgi kaynakları kullanılarak etkili olabilmek için kuvvetli bir disipline sahip, yaratıcılık özelliği olan, taklit ve şaşırtma yeteneği yüksek uzmanlar tarafından uygulamalı eğitimler verilmektedir. Net ve kesin bir sonucun alınması için beyne transfer edilecek mesajın, birey ya da kitlenin içinde bulunduğu atmosfere uygun ve birbirlerine paralel bir psikolojiye sahip birey veya grupların hazırlanmasını gerekli kılmaktadır.

Birey ya da kitlede mevcut davranış biçimlerini silme, hafıza kaybı oluşturma anlık olabildiği gibi çok uzun sürede de sonuç alınacak bir faaliyettir. Hafızayı yeniden programlamak için, öncelikle düşünce ve kanaat oluşturma özgürlüğü engellenir, sınırlandırılır ve sonunda yok edilir. Ve devamında gerçeklere gözlerini kapamak ve kulaklarını tıkamaları için inanca dayalı gönül bağımlılığında yalnızlaştırma ve ötekileri ret etme öğretilir. Böylece sorgulama yetenekleri de yok edilir, biat etme ve tam bağımlılık oluşturulur.  Birey ya da kitlenin yeni davranışları programlanırken ortak amacı ve uyması gereken tedbirleri sürekli tekrar ettirilir. Böylelikle sır küpü olma öğretilirken, kendini belli etmeme de öğretilmiş olur. 

Sızma, sinme; uyuma, gizlenme; uyanma, görevini hatırlama ve kendinden olanı ve görevini fark etme konularında uzmanlaşır. 

Gizliliğin adı artık tedbirdir. Eğitim aşamasında, kendi başına başarma ve karar verme yeteneği elinden alınır; başarı kendine ait değil, kendisi uygulayandır, bilir.

Robot insan yetiştirenler sade bir yaşamı varmış gibi davranırlar. Hiç bir olaya karışmaz, kimse ile polemiğe dahi girmez, hiç kimseyle samimi diyalog kurmazlar. Etkinlik veya sosyal faaliyetlerin fotoğraflarına dahi girmekten kaçındıkları gibi etrafta da çok ender görülürler. Çantasını yanından hiç ayırmaz, sık sık yaptığı yürüyüşler de bile tek başınadırlar.

Kendilerince seçilmiş devşirdikleri çocuklar ile bir robot ordusu üretirken eğitim aşamasında pişmanlık diye bir şey yoktur, korku var, verilen görevleri eksiksiz yerine getirme vardır.

Bir inancın gücü, dağları yerinden oynatmasından değil, yerinden oynatılacak dağları görmemesinden belli olur. Öncelikle sorgulamanın olmadığı, inancın ipine sarılanların nasıl bir irade yoksunluğu sorunuyla karşılaştıkları ve kendisi olma vasıflarını kaybettikleri ortadadır. Onlar sınırları çizilmiş belirli bir inanca mahkûm edilirler, uyutulurlar.

Çünkü onlara dayatılan temel felsefede:

  • Sorgulamayacaksın, önderler adınıza bu işi zaten yapmaktadır.
  • Doğrudan inanacaksın, doğruları keramet sahibinden daha iyi mi bileceksin?
  • Kendini geliştirmeyeceksin, senin ne olacağına karar verilmiştir.
  • Ötekilerini yok sayacaksın, saygı göstermeyeceksin; çünkü onlar yok edeceğin düşmanındır.

Aklını örgüte teslim eden rol modeller veya robot askerler yetiştirme konusunda uzmanlaşanlar bütün ilimleri öğrenir, kimya, sihir ve gizem ile uğraşırlar. Sızma, tedbir ve sır konularında uzmandır. 

  • Kendilerine ait dünyayı kurgular ve kendilerine ait önder, suikastçı ile gizli fedai yetiştirirler. 
  • Kendilerine bağlı adamlarını, ölesiye sadık haline getirecek yöntemler geliştirirler. 
  • Devletin önemli kademelerinde yer alan gizli fedailer ordusu oluşturulur. Bu fedailerin bir kısmı devleti yöneten çok güvenilir insanlar, komutanlar, sırdaşlar, hatta eşleri de olabilir
  • Robot insan yetiştirecek olanlar muazzam disiplinde eğitilirler. Bu eğitimlerde, hedefin ne pahasına olursa olsun yok edilmesi ve deşifre olunduğunda doğrudan yok olunacağı öğretilir. 

Öte yandan devletin içerisine sızmaları, yerleşmeleri, suskun kalmaları konusunda farklı uygulamalar ve eğitimler de geliştirilir. Önderlerinin emri ile devletin önemli kademelerinde bulunmak, onlardanmış gibi görünmek zamanı gelince yapılan işi başarmak, ya da bu uğurda ölmek, onurlanmaktır. Üretmek ya da kontrol etmek istediğiniz kişilere ilişkin, kişisel istihbarat, en büyük silahtır. Çok büyük bir istihbarat, hücre sistemi yapılanması söz konusudur. Birey ya da toplumun düşünce ve duygusunu sentez yapabiliyorsanız topluluğu arkanızdan götürmeniz, ölüme götürmeniz çok kolay olabilir. 

Robot insan yetiştiren önderler deşifre olunca hemen başka önderler gelir ve o boşluk böylelikle dolar.

Siz siz olun çoluk çocuğunuza, yakınlarınıza sahip çıkın ve uyarın. Bu devlete yakışır, devletine sahip çıkan insanlar olmasında etkin rol oynayın.

KAYNAKLAR:

1. E.P.Kd. Albay Fevzi MORAY - Günümüzün Savaşı Psikolojik/ Asimetrik Harp 

2. E.Kur.Alb. Dr.Tahir Tamer Kumkale - Psikolojik Savaş

3. Dr. Cahit Karakuş - Yönlendirilmiş Elektromanyetik Enerji ve Uzaktan Beyin Kontrolü

4. Alb. Alexander Hodgson - Parapsikoloji ve Parapsikolojik Harp 

5. Volkan Kemal Ergenekon- Metafizik Parapsikolojik Savaş Üzerine

6. Kozan Demircan - Yapay Zeka ve Telepati

Yorumlar (0)