01.12.2021, 21:30

kitap Dünyası - 24

Kitabı, hayatının merkezinde görmemek veya görememek, bir insan için, hakîkaten, körlüklerin en beteri’dir. Çünkü; ferdî olarak elde ettiğimiz bilgileri, kitap denilen bilgi hazîneleri olmadan öğrenmemiz hiç de kolay değildir. Kaldı ki, elde ettiğimiz bu bilgiler ve onlara dayanarak yeni şeylere imza attıklarımızı insanlığın hizmetine sunmak da yine kitapla mümkündür.

Ferdî, sosyal ve fennî hâdiseleri çözümlemede, ‘tecrübe’nin büyük payı olduğu bilinerek, kitaplara sarılmak mecbûriyetinde olmalıyız.

Sözümü farklı idrâk edenler olabilir: Kitaplar, geçmişin/târihin/mâzînin bütün birikimlerini -yanlış veya doğru- ortaya koyarlar; mukayese ve muhakeme imkânı verirler. Bu sebepledir ki, ‘kuru akıl’, yalnız başına/tek başına bu vâdide yeterli mesâfeyi alamaz.

Bu yazımda; Prof. Dr. Şahin Köktürk’ün hazırladığı “Samsunlu Âşık Kemâlî Bülbül” adlı inceleme eseri ve Yazar Ali Kayıkçı’nın “Yazdı-Yazdım-3” adlı kitaplarından bahsedeceğim.

Samsunlu Âşık KEMÂLÎ BÜLBÜL

Prof. Dr. Şahin Köktürk tarafından hazırlanın “Samsunlu Âşık Kemâlî Bülbül/ Hayatı-Sanatı-Şiirleri adlı 417 sayfalık eser, 2011 yılında, (Samsun) İlkadım Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Yayınları arasında basılmıştır.

Eseri SUNUŞ yazısında, dönemin İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş şöyle diyor:

“Samsun’un yetiştirdiği halk şâiri/âşıklardan Kemal Bülbül (Kemâlî), kendisiyle iftihar ettiğimiz kıymetli bir büyüğümüzdür. Samsun için olduğu kadar ülkemiz için de bir değerdir.

Geleneği, ilk gençlik yıllarında meşhur halk şairlerinin şiirlerinden tanıyan Kemâlî Bülbül, ömrü boyunca bu geleneğin sadık bir takipçisi olmuş, kurduğu derneklerle, katıldığı çeşitli programlarda okuduğu şiirleriyle geleneği canlı tutmuştur.”

Eserin yazarı Şahin Köktürk, ÖNSÖZ’de şöyle diyor: “Âşık Kemâlî Bülbül Âşık Tarzı Halk Edebiyâtı’na hem şiirleri hem yazılarıyla önemli katkılarda bulunmuştur. Geleneği yaşatmak için büyük fedakârlıklar göstermiştir.

(...)Basılı veya yazıp yayımlamadığı bütün şiirlerini bir araya getirmek için Samsun Taş Han’daki “Kemâlî Bülbül Kültür ve Sanat Evi”nde bulunan şahsıyla ilgili dokümanlar, çeşitli ad ve farklı yıllarda yayımladığı kitapları gözden geçirildi. Arşivindeki belgelerin fotoğrafları çekildi ve dijital ortama aktarıldı.”

Şâir ve yazar M. Halistin Kukul, ÂŞIK Kemâlî Bülbül Hakkında başlıklı Takdîm’inde şunları söyler: “Âşıklar, millî şuûrumuzun ve millî kültürümüzün en nârin, en hassas, en diri ve bu şuûr ve kültürü, gelecek adına, her ân taptâze bir şekilde yeşertip yaşatacak olan birer şahdamardır.

(...) Âşık kemâlî Bülbül’ün; dînî ve millî mevzûlardakı hassasiyeti ve bu hususlara nüfûzu kadar, ictimâi hâdiselere de alâkası vardır. Haksızlık ve adâletsizlik karşısında asla sessiz değildir. O; bunları, sâdece söylemekle kalmaz; yer yer çâreler bulur; tekliflerde bulunur.”

Prof. Dr. Mustafa Özbalcı, Samsun’a Sevdalı Bir Şâir; Âşık Kemâlî Bülbül başlıklı Takdim’inde:

“Doğuştan şâir ve âşık yaratılışta olan Kemâlî Bülbül, tipik bir “kalem şuarâsı” (kalem şâiri)’dir. Okumayı, yeni şeyler öğrenmeyi seven bir insandır. İlkokul mezunu olmasına rağmen şiir sanatının tekniğini, inceliklerini iyi kavramış, geleneksel halk şiirimizi bütün yönleriyle çok iyi öğrenmiş, onun sırrına ermiş, zevkine varmış bir âşıktır. Halk şiirini güzel ve çekici yapan unsurlar ne ise, bunları bir bütün olarak onun şiirlerinde görmek mümkündür. Şiirlerini çoğunlukla dörtlük düzeninde yazar ve hece ölçüsünün 8’li ve 11’li kalıplarını daha fazla kullanır. Kafiyeye, kelime seçimine bilhassa dikkat eder. Şiirleri arasında Anadolu Türkçesi’nin ve halk söyleyişinin tabiîliğini, zenginliğini ve güzelliklerini yansıtan oldukça başarılı ve güzel örnekler vardır.”

Özhan Top ise, “Âşık Kemâlî Bülbül Ağabeyime” başlıklı Takdim’inde şunları söyler: “Ben, kendisini Vezirköprü İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nde ziyaretime geldiğinde tanıdım. İyi ki tenezzül etti geldi de, gönüllerimiz şenlendi. Kendisini samimi ve kelimenin tam anlamıyla can dostu olarak gördüm ve tanıdım. Samsun’un (özellikle Kavak’ın) bütün ilçelerinin âşığıdır. Türkiye’nin ve Atatürk’ün, Türk Dünyası’nın, millî ve mânevî değerlerimizin de özbeöz “halk âşığı”dır.”

Prof. Dr. Şahin Köktürk tarafından hazırlanan “Samsunlu Âşık Kemâlî Bülbül/Hayatı-Sanatı-Şiirleri” adlı bu eser, bilhassa halk edebiyâtı araştırmacıları için örnek alınması gereken bir çalışmadır.

YAZDI, YAZDIM-3

Gazeteci Yazar Ali Kayıkçı’nın bir seri olarak devam ettirdiği kitaplarının üçüncüsü, küçük boy, 472 sayfalık eser, Bizim Samsun Gazetesi Yayınları arasında neşredildi.

Daha önce; Samsunlu Şâirler ve Yazarlar Ansiklopedisi, İslâm’a Göre Evlilik ve Mahremiyetleri, İşte İnsan (1-2), Mert Irmağı İnsanları (Pontus’a Darbe), Samsunlu Halk Şâirleri, Samsun’da Kültür San’at (1-2), Mahalleden Bölgeye Samsun, Güldede İle Gül Çocuklar, Samsun’un Mânevî Mîmarları ve Hem Okudum Hem de Yazdım gibi çok sayıda esere imza atan şâir ve yazar Ali Kayıkçı, Takdim’inde şöyle diyor:

“Günlük gazete arşivlerinde kalmış “Köşe Yazılarımızı” unutulmaktan kurtarıp şöylece bir günyüzüne çıkaralım, aynı zamanda onları bu “2’inci Baskı” için , gözden kaçmış hatâ ve noksanlıklardan arındıralım ve kitapseverlere ulaştıralım istedik. Neticede ortaya, elinizdeki bu kitap çıktı”.

Ali Kayıkçı’nın bu tarz eserleri için daha önce yayınladığım yazılarımın birinde şöyle demiştim:

“Ali Kayıkçı; ‘tarz’ olarak ilkin bir ‘makale’ yahût ‘köşe yazısı’ yazıyor. Mevzû ile alâkalı olarak daha önce yayınlanmış bir takım eserlerden ‘gazete, dergi ve kitap) çeşitli alıntılar yaparak okuyucunun o mevzûya dikkatini çekiyor. Sonra ilmâ, edebî, içtiâî, siyâsî...yazısının veya makalesinin bittiği yerden îtibâren; muhtevâya uygun gelecek şekilde kaleme aldığı bir şiir ile o yazıyı süslüyor. Doğrusu, bu yeni bir ‘tarz’ hattâ yeni bir ‘üslûp’tur. Böyle bir vaziyet, belki de edebiyatta yapılması en zahmetli bir iştir. Ali Kayıkçı, şimdiye kadar hep kolay olana değil, zor olana tâlip olmuş ve bunda da başarılar elde etmiş bir ‘edîbimiz’dir.”

Yazdı, Yazdım’da, çok sayıda konu başlığı mevcut. Daha ziyâde, siyâsî olmak üzere, dil ve kültür yazıları ağırlıklı bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Görünen ve anlaşılan o ki, Yazar Kayıkçı, bu tarz yazı ve kitaplara devam edecektir.

Yolu açık olsun!..

Yorumlar (0)