Kendimizi Tanıyalım


Mustafa Keskin

Mustafa Keskin

25 Eylül 2016, 15:24

Hepimiz sağlıklı, huzurlu ve mutlu olmak, verimli ve başarılı olmak, iyi bir gelecek isteriz.
Yaşamak, güçlü olmak, ekonomik refah, siyasi istikrar, sosyal güven isteriz.
Kendimizin, çocuk çoluğumuzun geleceği ilgili tasalanmamak isteriz.
Adalet her şeyin temelidir, ürkmemek, korkmamak, yılmamak için adalet isteriz.
Çünkü bunlar olmazsa kişilerin alışkanlıkları, ahlaki değerleri kaybolur, kişiliği değişmeye başlar.

Bunalım, ruhsal gerilim, sarsıntı, ürküntü, korku, kaygı-tasa yaşar ve sağlıklı, huzurlu, mutlu olamazlar.
Kişide başlayan sıkıntı aile ve toplumda da hastalığın başlangıcı olur.

Bozulma ve çöküş başlar.
Soy sop da bozulmaya başlar.
Benlik, öz kaybolur ve tehlike çanları çalmaya başlar.
Yuvada, aile ocağında bozulma başladıysa, işte bir millet için sonun başlangıcı budur. 
Kişi ve millet hayatı birbirinin göstergesidir.
Bugün istemediğimiz her şeyi yaşıyoruz.
Ne yazık ki böyle bir dönem yaşıyoruz.  
Peki, ne yapmalıyız?

Kim olduğumuz, kendimizi nasıl gördüğümüz, neyi isteyip neyi istemediğimiz önemlidir.
Hem kendimizi bilmeliyiz ve tanımalıyız hem de ötekini bilmeli ve tanımalıyız.
Kendi tarihi, dayandığı düşünce, kültür, felsefi, siyasi, sosyolojik sürecimizi bilmeliyiz.
Her kültür ve uygarlık, kendi insan tipini oluşturur ve geliştirir.

Kendi benlik ve şahsiyetimizle dik durup işlerimizi görmeliyiz, yapmalıyız.

Dayanaklarımız olmazsa, tarihî,  ilmî, ahlaki, millî, dinî ölçütlerimiz olmazsa, doğru tespitler yapmış olsak bile, değerlendirmelerimizin işlerimizin bir anlamı olmaz, başarı olmaz.  

Türk milletini tarihi köklerinden, asli ve kurucu unsurlarından koparmamalıyız, koparılmasına izin vermemeliyiz. Hatta yeniden buluşturmalıyız.

Türk milletinin tarihi kurum, varlık ve değerlerini yok ettirmemeliyiz, yaşatmak için çaba göstermeliyiz.
 
Çünkü:
Tarihi köklerinden, asli ve kurucu unsurlarından kopan milletler, tıpkı bir çiçeğin dalından koparılması ile köklerinden aldığı besini alamamasına, solmasına benzer.

Tarihi kurum, varlık ve değerleri yok edilen milletler, kimliklerini kaybederler.

Kimliklerini kaybeden milletler tıpkı sapasağlam, harika görünen bir elmanın içinde oluşan kurdun onu çürütmesi ve yok etmesi gibi yok olurlar.

Milletler gücünü köklerinden, asli ve kurucu unsurlardan ve tarihinden alır. Tarihi kurum, varlık ve değerlerinden alır.  Kapsamı da, yaşaması da ona bağlıdır.

Bu tıpkı, ağacın kökleriyle dalları arasındaki ilişkiye benzer. Bir ağacın köklerinin ulaşabileceği mesafe; ya da hepsinin ortak uzaklıklarının dile getirdiği çap, dalların uzanabileceği mesafeye koşuttur. Kök ne kadar uzağa ya da derine ulaşırsa, gövde ve dallar o kadar yükseğe ve uzağa ulaşabilir.

Bu sebeple;
Konuş konuş boş, ortada bir şey yok, hep aynı şeyleri anlat, masal dünyası yaşantısından kurtulmalıyız.
Sözde değil, elle tutulan, gözle görülen işler yapmalıyız.

Özde, hukukta, ahlakta, düşüncede, fikriyatta, kültürde, askerlikte, musikide, tıpta, sanatta, teknolojide, felsefede, mimaride, astronomide, fizikte, bütün bilim dallarında ilerlemek, gelişmek ve yetişmek için çabalamalıyız, çalışmalıyız ve üretmeliyiz.

Bu alanda çabalarımız, yaptığımız yararlı, doğru, güzel ve iyi işler, eserler bizim Türklüğümüzü ortaya koymalıdır.

İşte o zaman:

EY TÜRK!
“EY TÜRK, ÜSTTE GÖK ÇÖKMESE, ALTTA YER DELİNMESE, SENİN İLİNİ, TÖRENİ KİM YIKABİLİR!…”

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yasemin TANEL - 10 ay önce
Gecmisimize, temellerimize sahip çıkmadan gelecegimizi kuramayız... Yüreğinize, kaleminize saglik...
Avatar
Hülya kamcioglu - 10 ay önce
evet Mustafa bey cok doğru yazmışsınız
Avatar
Fikriye Şirin - 10 ay önce
Maalesef sadece konuşmak yada yazılanları dahi okuyup anlamak öğrenmek gibi isteklerin yok olduğu bir dönemdeyiz Yüreğine sağlık canım kardeşim
Avatar
Mahmut Doğanay - 10 ay önce
Makalemiz oldukça anlamlı, takdir ediyorum. Fakat ülkemizde uzun yıllardır kökünden özellikle koparılmak İçin köklerimize kibrit suyu dökülmekte ve maalesef biz buna karşı sürekli yumuşak davranmaya yönlendiriliyoruz. Programlarla, basınla ve bulabileceğimiz her yöntemle milli şuur ve Türk-İslam Ülkü'sü ile propaganda yapmalıyız. Resmen ilki kılda yapıldığı gibi Ali yat uyu, Ali ip atla şeklinde uyutuluyoruz ve bizi uyuyanda aslen kendi adamlarınız. Bazı toplantılara misafir olduğunda gördüğüm manzara kim kimin tavuğuna hoştu demiş veya bu hain bu şundan öte gitmeyen mahallede evinin önünde ıçoturmuş dedikodu yapan teyzeler gibiler. Üzülüyorum ve tek başına bir şey yapılacaksa ben onu yapıyorum.
Avatar
ayşe duru - 10 ay önce
elinize sağlık. siz yazdıkça var olduğumuzu anlıyoruz. yazın. teşekkür ederiz. çocuklarımızın geleceği ve bizim ayakta kalmamız için yazın lütfen
Avatar
Ali osman Tombul - 10 ay önce
Mükemmel bir yazı olmuş,selam ve saygı ile hoşça kalın
Avatar
Emel okutgen - 10 ay önce
Örnek ailenizle yazınız çok örtüşüyor başkanım....yüreğine kalemine sağlık.saygılar
Avatar
Halime tcan - 10 ay önce
Kaleminize yureginize saglik ozendigim bir aile yapisina sahipsiniz olusuzluklar hic uğramasın sizlere.....saygılarımla