21.05.2022, 21:47

KANATLILARDA SÜRÜ DOĞURGANLIK SORUNLARI

Kanatlılarda son zamanlarda sıkça bize yöneltilen sorulardan birisi de kuluçka öncesi sürünün doğurganlığıdır. En sık karşılaştığımız sorunlardan birisi de "Benim civcivlerim çıkmıyor!", "Kuluçkadan civciv çıkaramıyorum, kabuk altı ölümlerimiz var!". "Bu sorun neden ileri gelir!" sorularıyla sık sık karşılaşıyoruz. Bu sorulara kısmen bu yazımda cevap bulacağız.

Genelde:

1. Hastalık olduğunda (özellikle Salmonella, Koli enfeksiyonu ve Enfeksiyon bronşitte direkt yumurtalıkları vurduğundan bir süre sonra tedavi olmayınca kısır dişilerle baş başa kalınmaktadır.) 
2. İç ve dış parazit varlığından,
3. Fakir besin ile beslenmeden, 
4. Yetersiz erkekden ve erkek dişi dengesinin bozulmasından, 
6. Kümeste aşırı yoğunluktan
7. Vitamin ve mineral madde eksikliğinden
8. Gün ışığından yeterince yararlanamamaktan, 
9. Damızlık evsafında olmayan erkek ve dişi kullanmak,
Döl verimi sorunlarını oluşturur.

Genelde damızlık yumurta üretiminde ya çok genç dişiler yada çok yaşlı dişiler kullanılmaktadır.


26-28 haftalıklarda Çiftleşme döneminin başında tavuklar için her 100 dişi için beş ile 7 aktif erkek önerilir. Kazlar içinde 1/1, 1/2, 1/3 aktif erkek önerilir. Kümeste ki bazı normal görünen erkekler, çok stresli bir olay nedeniyle geçici olarak (veya kalıcı olarak) "fizyolojik olarak kısır" olabilir. Bu durumu incelediğimizde bazı olası nedenler şunlardır:

  • Bazı   horozlar, 455 gr kritik "eşik" ağırlığın altındadır. Kaz horozlarda 1,5 - 2,5 kg arasındadır.  
  • Özellikle erken ve orta büyüme döneminde düzensiz vücut ağırlığı gelişimi olabilir. (Aşırı yağlanma v.s)
  • Bağırsak hastalığı/toksinler ve müteakip vücut ağırlığı gelişimi üzerindeki olumsuz etkileri olabilir.
  • Geç büyüme döneminde (veya barınmadan kısa bir süre sonra) şiddetli ısı stresine maruz kalabilirler.
  • Kümesde kaba görünen ve/veya tek tip olmayan erkekler. Sürüde fazla sayıda itlaf, "karga başı" ve küçük erkekler olabilir. Bazı erkekler kalıcı olarak hasar görebilir. 
  • Ortalama erkek vücut ağırlıkları, barınmadan önce uzun bir süre önerilen vücut ağırlığı hedeflerinin altında olabilir.
  • Yetersiz zemin ve/veya besleme alanı. Bu genellikle, 7 kanatlı/m²'den fazla yüksek yoğunlukta yarkalar yetiştirildiğinde meydana gelir .
  • Hastalık veya bacak sorunlarından ileri gelir.
  • Erkek Saldırganlığı.  Korkmuş dişiler, korkmuş erkekler çıtalarda kalacak veya kümesde saklanacak ve bu da çiftleşme aktivitesinin azalmasına neden olacaktır.  
  • Çiftleşme döneminin başında 100 dişi başına 5-7'den fazla aktif erkek tavsiye edilmez. Kazlarda da 1/3 oranı aşılmamalıdır.
  • Kümesde aşırı erkek oranı varlığı.
  • Ortalama erkek ağırlığı, barınmada önerilen vücut ağırlığı hedeflerini aşar ve erkek yemliklerdeki aşırı besleme ve dişi yemliklerden "çalma" kombinasyonu nedeniyle hızla artmaya devam eder. Bu, ilk yumurtaları bırakan ilk birkaç tavuk için çok fazla aktif erkekle sonuçlanır. Kazlarda da durum buna yakındır.

Yem hırsızlığını azaltmak için: 

(a) erkekleri işaretlemeli  
(b) 2-1/4" yükseklik ve 1-3/4" genişlik (57mm x) ölçülerinde bir dişi yemlik ızgara açıklığı kullanmanız önerilir. 44 mm) veya 2-1 / 2" yüksek hy 1-11/16" genişlik (64 mm x 43 mm).

Erkek ortalama ağırlığı barınmada normaldir, ancak yukarıda belirtilen aynı koşullar nedeniyle hızla artmasına izin verilir.

Kümesde kısa bir süre sonra, erkeklerin bir kısmı "makul" bir kilo alımını sürdürmek için yeterince yem tüketemez ve çok ajite olur. Bu nadiren olur. Muhtemel nedenler, Noz-Bonz (burun plastik implantı) TM'li erkeklerin yetersiz beslenmesi ve/veya yetersiz su mevcudiyeti olabilir.


Yetersiz Erkeklerin Olası Nedenlerine Gelince :

  • Aşırı kilolu erkekler - azaltılmış çiftleşme yeteneği.
  • Kötü ayaklar/bacaklar - genellikle ağırlıkla ilgilidir.
  • Oran azaltma - erkek ölüm oranı ve normal itlaf nedeniyle.
  • Erkek Saldırganlığı - Daha önce önerilen nedenlere bakın. Saldırgan davranış genellikle erken çiftleşme döneminde belirlenir.  Genellikle korkmuş kanatlılar bulunabilir, çoğu kesik sırtları ve yanları olan, kaburgalarda kalan veya yuvalarda saklanan kanatlılar.
  • Aşırı Tüy Kaybı - Hassas sırtlı tavuklar, latalarda kalarak veya yuvalarda saklanarak erkeklerden kaçınır. Bu, düşük yem tüketimi, diyetteki sınırda veya düşük enerji ve/veya protein (amino asitler), soğuk hava (artan enerji gereksinimleri), vb. gibi faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklanabilir.
  • Sıcak Hava - Hem doğurganlık hem de yumurta üretimi zarar görebilir.

Geç Dönem Kuluçkalık (50-65 hafta) :

Yaşa bağlı olarak azalan çiftleşme aktivitesi, semen miktarı ve kalitesi vb. nedeniyle, bu son çiftleşme döneminde toplam erkeklerin minimum %9 - 9-1 / 2'si  %7-8 aktif erkeğe sahip olmalıdır. 

  • Doğurganlığın azalmasının bazı olası nedenlerine Gelince :
  • Genellikle 40-50 haftalık dönemde bahsedilen aynı nedenler bu dönemi de devam ettirir.
  • Kilolu Tavuklar - Doğurganlıkta dişi etkisi. Bu özellikle sıcak/nemli havalarda sorun olabilir.
  • Kilolu Erkekler - Önceki bölümlerde bahsedilmiş olsa da, bu vurgulanamaz.  Ortalama erkek ağırlığı tavuklarda 4,54 kg geçmemelidir - 4,40 ila 4,45 kg daha iyidir! 5,2 kg üzerindeki bireysel erkekler muhtemelen bu yaşta aktif olmayacaktır. Kazlarda da 6-7 kiloyu geçmemelidir.

Önerilen Çiftleşme Oranları :

Ortalama erkek vücut ağırlığı arttıkça, daha fazla bireysel erkek, yaklaşık +/- 3-3,5 kg. olan cinsel olgunluk eşiği ağırlık düzeyine ulaşacaktır.

Kümesde, toplam erkeklerin %8 - 9'unu eşleştirin (100 dişi için 8-9 erkek.)

Ortalama erkek vücut ağırlığının erkek vücut ağırlığı hedeflerine uygun olması koşuluyla , önerilen çiftleşme oranı 23-24 haftalıkken 100 dişi başına 6-7 aktif erkek sağlanmalıdır. Not: Başlangıçta bundan daha fazlası erkek saldırganlığına yol açabilir.

Toplam erkeklerin %8-1/2 - %9-1/2'si, 28 haftalık olana kadar her 100 dişi için önerilen en az 7-8 aktif erkek düzeyini sağlamalıdır.

Üretim döneminin geri kalanı boyunca 7-8 aktif erkeği korumaya devam edin. Bu, optimum 50 haftalıktan sonra toplam erkeklerin %9 - 9-1 / 2'sini gerektirebilir.

Olası çiftleşme girişimini önlemek için herhangi bir zamanda %10'dan fazla erkek bulundurmaktan kaçının.

Kuluçka Kapasitesi ve Doğurganlık Hedefleri :

  • 26 haftalık iken %77 tarama da %90 doğurganlık
  • 35 haftalık iken %91 tarama da %98 doğurganlık 
  •  40 haftalık iken %90 tarama da  %98 doğurganlık
  • 60 haftalık iken %82 tarama da %93 doğurganlık
  • 65 haftalık iken %80 tarama da %92 doğurganlık

Görüldüğü gibi en ideal damızlık yaş aralığı 35-40 haftalık olanlarıdır.

36 ve 44 haftalıkken dölsüz yumurta (infertil) oranı yükselir. Yumurta döngüsünün ikinci yarısında kuluçka randımanının azalmasının altında yatan neden anlaşılamamıştır, ancak bir olasılık, sürü yaşlandıkça doğurganlığın azalmasıdır.

Genetik arka plan olarak, stresler, aflatoksikoz ve yaşlanma gibi çeşitli faktörler spermanın özelliklerini bozabilir ve kanatlı erkeklerin döl verimini azaltabilir.

45 haftanın üzerindeki kanatlı erkeklerde, testis ağırlığı, testosteron seviyesi, sperm hacmi, sperm konsantrasyonu, canlılığı, ileri hareketliliği, spermdeki çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA'lar) (özellikle n-3 PUFA'lar) ve antioksidan konsantrasyonları azalırken seminal plazma lipid peroksidasyonu artar.

Erkek Horozların Beslenmeleri :

Kanatlılarda E ve A vitamini konsantrasyonları yükseltildiğinde  DNA hasarını da azaltarak testislerin büyümesini ve antioksidan durumunu iyileştirdiği, böylece anormal sperm yüzdesini azalttığı yapılan deneylerde gözlemlenmiştir. Aynı zamanda sperm konsantrasyonunu ve doğurganlığı arttırdığı tespit edilmiştir. Fakir beslenme ile döl verimi düşmektedir.

Yine Selenyum takviye edilmiş bir diyet tüketen yaşlı horozlarda sperm konsantrasyonu ve motilite yüzdesinin arttığı gözlemlenmiştir.

Yapılan çalışmalarda spermanın  Escheria coli, Salmonella,  Colostridium,  Campylobacter,  Bifidobacterium animalis ve  Lactobacillus acidophilus gibi farklı bakteri türlerine maruz kalmışlarda döl verimi düşüklüğü görülmüştür.

Horozların diyetlerine 1 günlük yaştan üretimin zirvesine veya sonuna kadar sırasıyla probiyotikler eklenmiş ve sonuçlarda dölveriminin arttığı deneylerde gözlemlenmiştir. 

Bu deneylerde probiyotiklerin uygulama periyodu ve takviye süresinin doğurganlık arttırıcı olarak etkinliklerini belirleyebilen faktörler olduğunu göstermektedir.

Horozlarda fitokimyasallarda denenmiş sonuç mükemmel olmuştur.

Zerdeçal ( Curcuma longa )

Zerdeçal, zencefil ailesine (Zingiberaceae) aittir ve ana aktif bileşeni olan kurkumin, antioksidan özelliklerinden sorumludur. Horozlarda zerdeçalın meni kalitesine etkilerini belirlemiştir. 0,8 mg zerdeçal yan ürün/kg diyetinin sperm hareketliliğini artırdığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, yaşlı horozların diyetine farklı seviyelerde kurkumin (10, 20 ve 30 mg/horoz/gün) eklenmiştir (  30 mg kurkumin/horoz/gün kullanımının anormal sperm sayısında azalmaya, canlı spermde artışa ve seminal lipid peroksidasyonunun azalmasına yol açtığı tespit edilmiştir. Bu bulgulara ayrıca sperm membran bütünlüğü, sperm motilitesi, penetrasyon ve doğurganlıktaki artışlar eşlik ettiği deneylerde gözlemlenmiştir. 

Zencefilde , antioksidan savunma sisteminin işleyişini destekleyebilen gingerol, gingerdiol ve gingerdion içerir. Diyetlerine zencefil eklendiğinde, kanatlılarda ve yumurtlayan tavuklarda antioksidan kapasiteyi artırdığı gözlemlenmiştir. Bu bulgular zencefilin erkek kümes hayvanlarının doğurganlığını artırabileceğini düşündürmektedir. Gerçekten de, 15 gr. zencefil kökü tozu/kg diyetinin eklenmesi, artan canlı sperm sayısı, seminal plazmanın toplam antioksidan kapasitesi, sperm membran bütünlüğü, ileri hareketlilik ve sperm penetrasyonu nedeniyle yaşlı erkeklerinin doğurganlığını arttırmıştır.  Zencefil, süperoksit dismutaz ve katalaz gibi antioksidan enzimlerin aktivasyonu yoluyla testislerde uyarılan oksidatif hasarı baskılayarak seminifer tübüllerin ve germ hücrelerinin gelişimini ve semen kalitesini artırarak testis büyümesini iyileştirdiği için sperm üretimini artırdığı yapılan deneylerde gözlemlenmiştir.

Yine aminoasitlerinde kanatlılarda dölverimini artırdığı deneylerde gözlemlenmiştir.

Biberiye yaprağı tozu diyetinin takviyesi ile canlı sperm sayısı, ileri hareketlilik ve sperm penetrasyonu dahil olmak üzere semen miktarını, konsantrasyonunu ve kalite özelliklerini arttırdığı gözlemlenmiştir. ( Borghei-Rad ve diğerleri, 2017 ) Biberiyenin sperm çapını artırarak. seminifer tübüller ve germinal hücre tabakasının kalınlığı ile böylece, testisleri ve meni oksidatif hasardan korumak için artan GSH-Px ve katalaz üretiminin yanı sıra sperm biyosentezinde artışlar meydana geldiği de deneylerde gözlemlenmiştir. 

Tarçın kabuğu yağı diyet takviyesi ile lipid peroksidasyonunu azalttığı, testis dokularının canlılığını koruduğu ve germinal hücre tabakasının kalınlığını ve sperm üretimini arttırdığı da gözlemlenmiştir.

Yine diyetlere %2 keten tohumu yağı eklenmesiyle, steroidojenik akut düzenleyici protein gibi steroidogenezde yer alan hız sınırlayıcı enzimlerin mRNA ekspresyon seviyelerinin yukarı regülasyonu yoluyla testosteron sentezini artırarak semen hacmini, sperm canlılığını, hareketliliğini ve toplam sperm sayısını arttırdı gözlemlenmiştir. Bu çalışmalar, Sertoli hücre sayısı, seminifer epitel yüksekliği ve seminifer tübül çapı dahil olmak üzere testislerin nispi ağırlıklarını ve testis histomorfolojisini araştırmamış olsa da, bu bulgular kısmen horozların diyetlerine keten tohumu yağı eklenmesinin doğurganlıklarını arttırdığını açıklayabilir. Bu nedenle, keten tohumu yağı içeren diyetler, balık yağı içeren diyetlere benzer şekilde horozlarda doğurganlık üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir.

Bir başka konuda buluşmak üzere üreticilerimize hayırlı bol kazançlar diliyorum.

Yorumlar (0)