15.10.2021, 13:04

“KÂİNÂTIN SULTÂNI PEYGAMBER EFENDİMİZ”

Muhammed aleyhisselâm, 571 yılı Nisan ayının 20’sine rastlayan , Rebi’ul-evvel ayının 12. Pazartesi günü, Mekke-i Mükerreme’de, sabaha karşı dünyâya gelmiştir ve bu târih, 2021 yılı îtabâriyle de 17 Ekim’e rastlamaktadır.

Bugün; bütün insanlığa Peygamber olarak gönderilen ve Peygamberlerin sonuncusu olan Peygamberimiz Hazret-i Muhammed aleyhisselâmın dünyâyı teşrîf ettiği gündür.

O’nun doğum günü olan bugün, muhakkaktır ki, biz Müslümanlar için bayram günüdür.

Başlık olarak arzettiğim “Kâinâtın Sultânı PEYGAMBER EFENDİMİZ” adlı kitap, Ömer Faruk Yılmaz tarafından hazırlanmış ve Türkiye Gazetesi’nin de abonelerine bir ikrâmı olarak dağıtılmıştır.

Büyük boy, renkli resimlerle tezyîn edilmiş 536 sayfalık eser, hakîkaten büyük bir emekle hazırlanmış olması bir yana, Peygamber Efendimizin hayatını, çok mükemmel anlaşılır bir dil ve üslûp ile anlatmaktadır.

Muhakkaktır ki, bu mevzûda birçok eser daha mevcuttur. Herbirinde aynı mevzûnun farklı tarzda anlatımları olmuştur. Ömer Faruk Yılmaz, mevzûya hâkimiyeti ve onu sunuşuyla da, Peygamber Efendimizin doğum gününe lâyık bir eser vücûde getirmiştir.

Musahhihliğini Ercan Bozoğlu’nun ve Sayfa Düzeni’ni de Ahmet Düzelten’in yaptığı eserin TAKRİZ’i merhûm Dr. Enver Ören’e âit. Dr. Enver Ören, Takrîz’de şöyle diyor:

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyurdular ki:

“Her Peygamber “aleyhimüsselâm ”kendi zamanında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden her bakımdan üstündür. Muhammed aleyhisselâm ise, her zamanda, her memlekette, yâni dünya yaratıldığı günden, kıyâmet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek bütün varlıkların her bakımdan en üstünüdür. Hiçbir kimse, hiçbir bakımdan O’ndan üstün değildir. Bu, güç bir şey değildir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan, O’nu böyle yaratmıştır. Hiçbir insanın O’nu medh etmeye gücü yetmez. Hiçbir kimsenin de O’nu tenkîd etmeye kudreti yoktur.”

Eserin yazarı Ömer Faruk Yılmaz ise, TAKDİM’inde okurlara şöyle sesleniyor:

“Allahü teâlâ kullarına merhamet ederek insanları terbiye etmek, iyi ve kötü huyları öğretmek, dünyada ve âhirette mes’ûd olmaları, rahat ve huzûr içinde kardeşçe yaşamaları ve kendi kulluk vazîfelerini bildirmek için Peygamberler gönderdi “aleyhimüsselâm”. Bu mu’allimlerin en yükseği olarak da habibi olan Sevgili Peygamberimiz Muhammed “aleyhisselâm”ı seçdi. Dünyanın her yerinde, kıyâmete kadar gelecek olan bütün insanların ve cinlerin Peygamberi olduğunu bildirdi. Ona gönderilen İslâm dini ile önce göndermiş olduğu bütün dinlerin hükmünü bitirdi. Onun dini, bütün dinlerin en üstünü ve sonuncusu oldu. Böylece iyiliklerin hepsi, terbiye usûllerinin cümlesi, Onun parlak dininde yer aldı. Artık eski dinlerle amel etmek câiz olmadı.”

Eserdeki konu başlıkları ise şöyledir:

“Birinci Bölüm (Peygamber Efendimiz ve Yetim Abdullah-Mübârek nûr’unun yaratılması-Mübârek nûrunun temiz alınlardan, temiz alınlara geçmesi-Dedesi Hazret-i Abdülmuttalib...Câhiliyye Devri, Fil Vakası, Kâinatın Sultânı geliyor); Dünyâyı Teşrîfleri (Peygamberimizin Doğumu); Çocukluğu; Gençliği ve Evlenmesi; Habeşistan’a Hicret; Muhâsara; Hüzün Senesi; Mir’âc; Akabe Bi’atları; Hicret; Medîne-i Münevvere Devri; Eshâb-ı Kirâmın Eğitimi; Gazâlar ve Seriyyeler; Bedr Gazâsı; Uhud Gazâsı; Beni Nâdir Gazâsı; Hendek Gazâsı; beni Kureyzâ Gazâsı; Hudeybiye Vak’ası; Dâvet Mektupları; Hayber7in Fethi; Ömre-Tül-Kazâ Seferi; Mûte Harbi; Mekke’nin Fethi; Huneyn Gazâsı; Tebük Gazâsı; Vedâ Hacı; Vedâ Hutbesi; Peygamber Efendimizin Vefâtı; Kabir hayâtı; Peygamber Efendimizle Tevessül; Peygamber Efendimizin Mübârek İsimleri, Hilye-i Saâdet; Hilye-i Saâdet Şiiri ve Mehazlar/Kaynaklar.”

Allahü teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de, O’na: “Seni âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiyâ, 107) ve bir hadîs-i kudsîde de: “Sen olmasaydın, sen olmasaydın mahlûkatı yaratmazdım” buyurmaktadır.

Bu değerli eseri; bu şuûrla, Peygamber Efendimize kuvvetli bir gönül bağıyla bağlanarak okumak lâzımdır.

Yorumlar (0)